8 Ocak 2012 Pazar

PATOLOJİ PRATİĞİ KILAVUZU



PATOLOJİ PRATİĞİ KILAVUZU

C.Ü.Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı tarafından hazırlanmıştır

İÇİNDEKİLER

BÖLÜM SAYFA

GENEL PATOLOJİ(G) 4
RETİKÜLOENDOTELYAL SİSTEM(RES) 6
SOLUNUM SİSTEMİ(SO) 8
DOLAŞIM SİSTEMİ(D) 11
SİNDİRİM SİSTEMİ(SD) 12
ENDOKRİN SİSTEMİ(E) 18
ÜRİNER SİSTEM(Ü) 20
KADIN GENİTAL SİSTEM(KG) 21
ERKEK GENİTAL SİSTEM(EG) 26
KAS-İSKELET SİSTEMİ(Kİ) 28
SİNİR SİSTEMİ(S) 30
DERİ VE YUMUŞAK DOKU(DY) 32






GENEL PATOLOJİ(G)
G1-G3: TİROİD, HİYALİNİZASYON VE KALSİFİKASYON
Tiroid bezinden hazırlanan kesitlerde düzensiz bağ dokusu ile çevrelenmiş değişik büyüklükte nodüller görülmektedir. Bu nodüller lümenleri kolloidle dolu, bazıları ileri derecede genişlemiş, alçak kübik ya da yassılaşmış epitelle döşeli folliküllerden oluşmaktadır. Nodülleri çevreleyen fibröz bağ dokusunun bazı alanlarda amorf eozinofilik bir madde şeklini aldığı ve nükleusların güçlükle seçilebildiği (Hiyalin dejenerasyonu), yer yer de bu dejenere bağ dokusu içinde koyu bazofilik-mor boyanan amorf madde birikimi (Kalsifikasyon) görülmektedir.
G2:DALAK KİSTİ, HİYALİNİZASYON VE KALSİFİKASYON
Bu kesitlerde bir kenarda dalak dokusu ve hemen yanında bağ dokusundan oluşan kist duvarı görülmektedir. Bu kist duvarında bağ dokusunun geniş alanlarda amorf eozinofilik bir madde şeklini aldığı ve nükleuslarının güçlükle seçilebildiği (Hiyalin dejenerasyonu), yer yer de bu dejenere bağ dokusu içinde koyu bazofilik boyanan amorf inorganik madde birikimi (Kalsifikasyon) dikkati çekmektedir.
G4: NAZAL POLİP, SKUAMÖZ METAPLAZİ
Kesitlerde, yüzeyde çok katlı yassı epitel metaplazisi (skuamöz metaplazi) gösteren silialı psödostratifiye silindirik epitelle örtülü, epitel altında kapiller damarlardan zengin, lenfoplazmasiter infiltrasyonlu, ödemli, hiperemik stroma görülmektedir. Ayrıca stromada seyrek müköz glandlar vardır.
G5: APANDİKS VERMİFORMİS, AKUT FLEGMONÖZ APANDİSİT
Kesitlerde enine kesilmiş apandiks duvarı görülmektedir. Küçük bir alanda izlenen kriptalar, tek katlı prizmatik epitelle döşeli kriptaların hemen altında kanama alanlarıyla birlikte tüm histolojik tabakaları (mukoza -epitel ve lamina propria- , submukoza, tunika muskularis ve seroza) içine alan ve çevre yağ dokusuna da yayılan polimorf nüveli (nükleuslu) lökosit (PMNL) infiltrasyonu yer almaktadır. Ayrıca apandiks lümeni de tamamen PMNL’ ler ile doludur.
G6:LENF NODU, KAZEİFİKASYON NEKROZU (G8:KRONİK KAZEİFİYE GRANULOMATÖZ LENFADENİT (Tbc Lenfadenit!!!)' e de bakınız)
İnce bağ dokusu bir kapsülle çevrili lenf nodunda eozinofilik homojen boyanan, hücre detaylarının hiç seçilemediği geniş alanlar (Kazeifikasyon nekrozu), bunların çevresinde epiteloid histiositler ve Langhans tipi dev hücreler ve lenfositler içeren granülomlar mevcuttur (tbc!!!).
G7:NAZAL POLİP, ÖDEM
Yüzeyde, silialı psödostratifiye epitelle örtülü polipoid gelişim gösteren doku izlenmektedir. Epitel altındaki stromada hücreler arasında interstisyumda berrak veya homojen pembe-eozinofilik alanlar (Ödem), çok sayıda kapiller damarlar ve lenfoplazmositer infiltrasyon, yer yer ise müköz ve seröz bezlere ait asinüsler görülmektedir.
G8: LENF NODU, KRONİK KAZEİFİYE GRANULOMATÖZ LENFADENİT (Tbc Lenfadenit!!! ile uyumlu)
İnce bir bağ dokusu kapsülle çevrili lenf nodunda, merkezde kazeifikasyon nekrozu, nekroz çevresinde ışınsal dizilmiş veziküler nükleuslu, geniş eozinofilik sitoplazmalı oval veya yuvarlak epitelioid histiositler, arada nükleusları periferde atnalı şeklinde yerleşmiş geniş eozinofilik sitoplazmalı mültinükleer Langhans tipi dev hücreler ve etrafta lenfositlerden oluşan Granulomlar görülmektedir.

G9: LENF NODU, MALİGN MELANOM METASTAZI, MELANİN PİGMENTİ
Kesitlerde düzensiz doku parçaları görülmektedir. Bu parçalardan birinde bağ dokusu stromanın ortasında sitoplazmalarında sarı kahverengi pigment içeren hücreler görülmektedir. Diğer parçalarda ise hiperkromatik nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı, anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik melanositlerden oluşan malign tümör infiltrasyonu yer almaktadır.
(NOT:Lenfoid doku görülmemektedir. Melanin pigmentinin rengi sarımsı beyazdan siyaha kadar değişebilir.)
G11:KARACİĞER, BULANIK ŞİŞME (HİDROPİK=VAKUOLER DEJENERASYON)
Lobüllerden oluşan karaciğer dokusu görülmektedir. Bu dokuda hepatositlerin sitoplazması açık eozinofilik ile berrak-vakuolize, geniş şişkin görünümde olup, hücreler normal poligonal şeklini kaybetmiş, oval yuvarlak şekil almıştır. Hücre kordonları arasındaki sinüzoid mesafesi de daralmıştır.
G12:NASAL KAVİTE, MUKORMİKOZİS HİFALARI
Nekrotik ve yüzeysel bazı nazal mukoza parçaları yüzeyinde ve çevresinde, yaklaşık 90 derecelik açılar oluşturacak şekilde septasyonlar (dallanmalar) gösteren mantar hifaları görülmektedir.
G13:BAĞ DOKUSU, İLTİHABİ GRANÜLASYON DOKUSU
Kesitlerde bağ dokusu stroma içinde, kapiller damar proliferasyonu, arada iğsi (fusiform) fibroblastların proliferasyonu, kapiller damarlar aeasındaki ödemli stromada lenfositler, plazma hücreleri ve az sayıda PMNL' lerden oluşan mikst iltihabi infiltrasyondan ile karakterli iltihabi granülasyon dokusu görülmektedir.
G14:BARSAK DUVARI, MUKOZAL HEMORAJİK İNFARKTÜS
Barsak duvarının kesitlerinde, mukozada koagülasyon nekrozu ve kanama odakları bulunmaktadır.
G15:TUBA UTERİNA, SALPENJİT, LENFOSİT ve PMNL' LER
Tuba uterina duvarına ait kesitlerde, tuba lümenini döşeyen epitel altında koyu bazofilik boyanan, oval yuvarlak şekilli nükleusları olan, dar eozinofilik sitoplazmalı, oval yuvarlak şekilli hücreler olan lenfositler ve plazma hücreleri (kronik iltihap) görülmektedir. Tuba uterinanın lümeninde ise, serbest olarak nükleusları lobüle görünümde olan, geniş eozinofilik sitoplazmalı, oval yuvarlak şekilli PMNL' ler (akut iltihap) bulunmaktadır.















RETİKÜLOENDOTELYAL SİSTEM (RES)
RE1:DALAK, MİLİER TBC
Beyaz ve kırmızı pulpadan oluşan dalak dokusunda, özellikle kapsül altına yakın yerleşimli, epitelioid histiositler, multinükleer Langhans tipi dev hücreler ve çevrede lenfositlerden oluşan yuvarlakça granulomlar görülmektedir. Bazı granülomların merkezinde küçük kazeifikasyon nekrozu odakları mevcuttur.
RE2: LENF NODU, SARKOİDOZİS TİPİ GRANULOM
Epitelioid histiositler, lenfositler ile bazıları Langhans tipinde, bazıları yabancı cisim tipinde olan mültinükleer dev hücrelerinin sirküler tarzda düzenlenerek oluşturdukları, kazeifikasyon nekrozu göstermeyen, sırt sırta vermiş, ancak birbirleriyle kaynaşmayan granülomlar görülmektedir.
RE3:LENF NODU, HODGKİN LENFOMA
Lenf nodunda normal yapıyı tamamen silen diffüz tümöral doku izlenmektedir. Bu tümör ince fibröz bir stroma içinde tümöral olmayan lenfositler, histiositler ve plazma hücreleri, seyrek PMNL’ ler arasında yer alan malign karakterdeki Reed-Sternberg dev hücrelerinden oluşmaktadır. Reed-Sternberg dev hücreleri, bilober veya multilober nükleuslu, klasik olanları birbirinin ayna hayali görünümde iki nükleus içeren, ayrıca berrak bir halo ile çevrili iri belirgin eozinofilik nükleolüsleri olan, eozinofilik sitoplazmalı atipik hücreler olarak görülmektedir.
RE4-14: LENF NODU, NON-HODGKİN LENFOMA (FOLLİKÜLER LENFOMA)
Lenf bezinin her tarafına dağılan, irili ufaklı, kesin sınır göstermeyen, çevre dokuyla kaynaşan, aradaki lenfoid parankimi sıkıştıran folliküler yapılardan oluşmuş malign tümör infiltrasyonu görülmektedir. Lenf folliküllerinin herbiri iri hiperkromatik, bazıları veziküler nükleuslu, dar eozinofilik sitoplazmalı atipik lenfositer seri hücreleriyle diffüz olarak tutulmuştur. Germinal merkezler seçilmemektedir (monomorfik).
RE5-15: LENF NODU, NON-HODGKİN LENFOMA (DİFFÜZ LENFOMA)
Lenf nodunun tümünü homojen tarzda tutan ve normal lenfoid dokunun tamamını silen diffüz tümöral infiltrasyon izlenmektedir. Bu tümör ince fibröz bir stroma içinde yer alan 1-2 nükleolüslü, kaba kromatinli iri nükleuslu, dar eozinofilik sitoplazmalı atipik lenfositlerden oluşmaktadır. Ayrıca RE 5 kayıtlı preparatta çok sayıda plazmasitoid diferansiasyon gösteren atipik lenfositler mevcuttur.
RE6: BARSAK, EKSTRANODAL NON-HODGKİN LENFOMA (İNTESTİNAL MALİGN LENFOMA)
Kesitlerde bir kenarda goblet hücreleri içeren tek sıralı müsinöz epitel ve epitel altında müsinöz glandlardan oluşan mukoza, submukoza ve tunika muskularisten oluşan ince barsak duvarı görülmektedir. Mukozanın hemen altında ise difüz tümör infiltrasyonu yer almaktadır. Bu tümör iri veziküle nükleuslu, dar eozinofilik sitoplazmalı atipik lenfositlerden oluşmaktadır.
RE7:TONSİL, REAKTİF LENFOİD HİPERPLAZİ, FOLLİKÜL PATERNİ
Tonsilden hazırlanan kesitlerde yüzeyde çok katlı yassı epitel, epitel altında ise yer yer geniş bağ dokusu septumlarıyla ayrılan lenfoid doku görülmektedir. Bu dokuda sayıca artmış, germinal merkezleri belirgin (stimülasyon) irili ufaklı lenfoid folliküller mevcuttur. Bu folliküllerin merkezindeki (Germinal merkez) hücreler (büyük çentikli-çentiksiz ve küçük çentikli çentiksiz) lenfositler (aktive lenfositler) ile histiositlerden ibaret olup germinal merkez çevresindeki hücreler küçük (inaktif) lenfositlerdir.

RE8: LENF NODU, REAKTİF LENF NODU HİPERPLAZİSİ,FOLLİKÜL PATERNİ
Kesitlerde bağ dokusu kapsül ile çevrili lenf bezinde korteksde ve medullada yer alan irili ufaklı germinal merkezleri belirgin çok sayıda lenfoid follikül ile karakterli reaktif değişiklikler görülmektedir.
RE9:LENF NODU, KRONİK KAZEİFİYE GRANÜLOMATÖZ LENFADENİT (TBC!!! LENFADENİT ile uyumlu)
İnce bir bağ dokusu kapsül ile çevrili lenf nodunda kazeifikasyon nekrozu alanları, nekroz çevresinde epiteloid histiositler, Langhans tipi mültinükleer dev hücreler ve lenfositlerden oluşan granülomlar mevcuttur.
(Not: G 6 ve G 8’ e de bakınız.)
RE10:LENF NODU, YASSI HÜCRELİ (SKUAMÖZ=EPİDERMOİD) KARSİNOM (CA) METASTAZI
Kesitlerde bağ dokusu kapsül ile çevrili lenf bezinde, kapsül altındaki marginal sinüslerden başlayarak medüller sinüslere kadar uzanan malign epitelyal tümör metastazı görülmektedir. Bu tümör iri veziküle nükleuslu, geniş eozinofilik sitoplazmalı, anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik epitelyal hücrelerin kaldırım taşı şeklinde düzenlenerek oluşturdukları irili-ufaklı gruplardan meydana gelmektedir.
RE11:LENF NODU, ADENOKARSİNOM (ADENO CA) METASTAZI
Fibröz bağ dokusundan oluşan bir kapsül ile çevrili, germinal merkezleri belirgin lenf folliküllerinin yer aldığı korteks, sinüzoidlerin bulunduğu parakorteks, medulla ve hilusdan meydana gelen lenf nodu izlenmektedir. Kapsülün hemen altında marginal ve medullar sinüslerde lokalize veziküler nükleuslu, bazofilik sitoplazmalı atipik epitel hücre gruplarından oluşan metastaz odakları belirgin olarak seçilmektedir. Tümöral hücrelerden bazılarının nükleusları periferde lokalizedir (taşlı yüzük hücreleri). Kapsül altındaki bir alanda ise eozinofilik homojen boyanan koagülasyon nekrozu (tümör nekrozu!!) odağı görülmektedir.
RE13:LENF NODU, DEĞİŞİCİ EPİTEL HÜCRELİ (ÜROTELYAL) KARSİNOM METASTAZI
Lenf nodu kesitlerinde, lenfoid dokunun geniş alanlarda ortadan kalktığı bunun yerini tümöral dokunun aldığı dikkati çekmektedir. Bu tümör veziküler oval veya yuvarlak nükleuslu, geniş eozinofilik sitoplazmalı, yer yer belirgin nükleer pleomorfizm gösteren atipik epitelyal hücrelerin oluşturduğu büyük solid-trabeküler kümeler ve papiller yapılardan oluşmaktadır.
RE16:DALAK,KONJESYON
Kesitlerde santral arteriol ve hemen çevresindeki lenfoid folliküllerden oluşan beyaz pulpa ve aradaki sinüzoidlerden oluşan kırmızı pulpadan meydana gelen dalak dokusu görülmektedir. Bu dokuda kırmızı pulpadaki sinüzoidler genişlemiştir ve eritrositler ile doludur.
RE17:LENF BEZİ, TİROİD PAPİLLER KARSİNOM METASTAZI
Kesitlerde lenf bezinde papiller yapıda, kistik bir boşluğu dolduran, malign epitelyal tümör metastazı görülmektedir. Bu tümörü oluşturan hücreler, üst üste binmmiş görünümde, buzlu cam nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı olup, tek sıra halinde fibröz bir sapı döşeyerek papiller yapılar oluşturmaktadırlar. Arada yer yer çok az kolloid maddesi seçilmektedir.
RE18:DALAK, KİST HİDATİK
Kırmızı ve beyaz pulpadan oluşan dalak dokusuna komşu, lamellöz yapıda, mor-menekşe renkli kist hidatik kütikülası (çimlenme zarı) görülmektedir. Kütikülanın iç yüzünde yuvarlakça vejetatif şekiller (skoleksler) bulunmaktadır.




SOLUNUM SİSTEMİ(SO)
SO1:AKCİĞER, HEMORAJİ-TROMBÜS-İNFARKTÜS
Kesitlerde bir kenarda normal akciğer dokusu, bunun dışında kalan dokunun her alanında bol miktarda serbest eritrosit kümeleri (kanama=hemoraji) ve ancak silüet halinde görülebilen akciğer dokusu (infarktüs=koagülasyon nekrozu) vardır. Ayrıca tüm damarlarda damar lümenlerini kısmen veya tamamen tıkayan organize trombüs kitleleri seçilmektedir.
SO2:AKCİĞER, PULMONER KONJESYON VE ÖDEM
Akciğere ait kesitlerde alveoller arasında interstisyumda lümenleri genişlemiş ve eritrositlerle dolu damarlar (konjesyon) görülmektedir. Alveollerin büyük bölümünün lümeni homojen, pembe-eozinofilik ödem sıvısı ile doludur.
SO4:AKCİĞER, AMFİZEM
Kesitlerde görülen akciğer dokusunda geniş bir alanda alveol septumlarındaki parçalanma nedeniyle birkaç alveol boşluğunun birleşmesinden oluşan irili ufaklı boşluklar (amfizematöz değişiklik), bazı alveol septumlarında hiperemik damarlar, arada genişlemiş ve epitelleri kısmen lümene dökülmüş bronş ve bronşiol kesitleri ile hiperemik damarlar dikkati çekmektedir.
SO5:AKCİĞER, LOBÜLER PNÖMONİ (BRONKOPNÖMONİ)
Akciğer kesitlerinde bronş ve bronşiol çevresi akciğer dokusunu yama tarzında tutan akut iltihabi infiltrasyon görülmektedir. Bazı odaklarda alveoller içi eritrositler ve çok sayıda PMNL’ler ile, diğer bazı odaklarda ise PMNL’ ler yanısıra, fibrin kitleleri ile doludur. Ayrıca bronş ve bronşiollerin lümen ve duvarlarında da yoğun PMNL’ ler yer almaktadır.
SO6:AKCİĞER, LOBER PNÖMONİ, KIRMIZI-GRİ HEPATİZASYON DÖNEMİ
Akciğer kesitlerinde interstisyumda bir kenarda hiperemik damarlar, alveollerin çok azının lümenlerinde homojen pembe-eozinofilik sıvı birikimi (ödem ve birkaç nötrofil) görülmektedir. Diğer akciğer alanlarındaki alveollerin lümeni yoğun PMNL’ ler, çok az miktarda eritrositler ve küçük fibrin kitleleriyle doludur. Çok bol olan bu infiltrasyon birleşerek pulmoner yapıyı tamamen ortadan kaldırmıştır. Ayrıca bazı alveollerin çevresinde fibroblast proliferasyonu ve fibröz doku gelişimi dikkati çekmektedir.
SO8:AKCİĞER, TÜBERKÜLOZ (TBC)
Kesitlerde bir kenarda bronş, bronşiol ve alveollerden oluşan normal akciğer dokusu, buna komşu alanlarda akciğer parankimini tümüyle destrükte eden , çok sayıda granulomlarla karakterli iltihabi lezyon görülmektedir. Bu granülom (tüberkül) yapıları, ortadaki geniş kazeifikasyon nekrozu çevresinde epitelioid histiositler, seyrek atnalı şeklinde mültinükleer Langhans tipi dev hücreleri ve çevrede lenfositlerden oluşmaktadır. Çevre akciğer dokusunda ise çok sayıda hiperemik damarlar mevcuttur.
SO9:AKCİĞER, YASSI HÜCRELİ (EPİDERMOİD=SKUAMÖZ) KARSİNOM (CA)
Kesitlerde bir kenarda alveollerin izlendiği normal akciğer dokusu görülmektedir. Bunun hemen yanında akciğerde geniş alanları kaplayan, malign epitelyal tümör görülmektedir. Tümöral hücreler, iri-veziküler nükleuslu, kaba kromatinli, bazıları belirgin nükleoluslu, geniş eozinofilik sitoplazmalı, belirgin anizositoz, anizokaryoz gösteren atipik skuamöz epitel hücreleridir. Bu hücreler yanyana kaldırım taşı tarzında dizilerek solid kitleler oluşturmaktadır. Arada bazı parlak-turuncu sitoplazmalı dikkati çekmektedir (tek hücre keratinizasyonu). Tümörün bağ dokusu stromasında ise lenfositlerden oluşan kronik iltihabi infiltrasyon bulunmaktadır.


SO10:AKCİĞER, PERİFERİK BRONKOJENİK ADENOKARSİNOM (ADENO CA)
Kesitlerde küçük bir alanda izlenebilen kanamalı akciğer parankimi ile buna komşu geniş bir alanı içine alan malign tümör görülmektedir. Tümör genellikle gland yapıları ve yer yer de papiller yapılar oluşturan, geniş berrak ya da soluk asidofil sitoplazmalı, veziküle nükleuslu, nükleer ve sitoplazmik pleomorfizm gösteren atipik epitel hücrelerinden oluşmaktadır. Bazı alanlarda da fibröz stroma içinde düzensiz dağılmış daha küçük tümöral hücre grupları dikkati çekmektedir. Tümörde koagülasyon nekroz odakları da bulunmaktadır.
SO11:AKCİĞER, KARSİNOİD TÜMÖR
Kesitlerde matür kıkırdak dokusu ile çevrelenmiş, psödostratifiye silindirik epitelle döşeli ana bronş ve bunun etrafında geniş bir alana yayılan tümöral doku izlenmektedir.Tümör dokusu asidofil sitoplazmalı, hücrenin santralında lokalize yuvarlak, hiperkromatik nükleuslu, uniform yapıda hücrelerden oluşmaktadır. Stroma içine gömülmüş yuvalanma tarzında gelişim göstermektedir.
SO15:PLEVRA, MEZOTELYOMA, SARKOMATOİD TİP
Kesitlerde bir kenarda çizgili kas lifleri ve bunun yanında yer alan infiltratif karakterde malign tümöral doku seçilmektedir. Bu tümör yer yer geniş bağ dokusu stroma içinde yer alan veziküle iğsi nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı iğsi şekilli fusiform hücrelerin oluşturduğu girdap ve huzmelerden meydana gelmektedir. Tümör çevresinde yağ dokusu ve yer yer lenfositlerden oluşan iltihabi infiltrasyon mevcuttur.
SO17:LARİNKS, LARİNGEAL NODÜL
Yer yer düzensiz kalınlaşmalar gösteren çok katlı yassı epitelle örtülü polipoid doku görülmektedir. Epitel altında fibröz bağ dokusundan oluşan stromada bazıları ileri derecede genişlemiş çok sayıda damarlar, bağ dokusu elemanları arasında boşluklar halinde izlenen ödem, eozinofilik boyanan materyalden oluşan hiyalinizasyon sahaları (amiloide benzerlik!!) ve yaygın serbest eritrosit kümeleri (kanama alanları) izlenmektedir.
SO18:LARİNKS, YASSI HÜCRELİ (EPİDERMOİD=SKUAMÖZ) KARSİNOM (CA)
Kesitlerde gruplar halinde müköz bezler ve matür kıkırdak dokusu içeren fibröz stroma içinde yer alan malign epitelyal tümör izlenmektedir.Bu tümör solid adalar şeklinde düzenlenmiş yassı epitel hücrelerinden meydana gelmektedir.Tümörü oluşturan hücreler iri veziküle nukleuslu, belirgin nükleollü, çoğu geniş ve asidofil sitoplazmalı,anizokaryoz gösteren atipik yassı epitel hücreleridir. Tümoral dokunun bir kenarında çok yoğun olmak üzere, yer yer de tümoral hücrelerin arasında soğan zarı şeklinde konsantrik eozinofilik lameller tarzında keratinizasyon (glob korne yapıları) dikkati çekmektedir.Ayrıca, tümör dokusunu çevreleyen alanlarda yer yer mononükleer iltihabi hücre infiltrasyonu olaya eşlik etmektedir.
SO19:MAKSİLLER SİNÜS, SİNÜZİT
Kesitlerde, psödostratifiye silindirik epitelle döşeli sinüs mukozası görülmektedir. Epitelin altında izlenen fibrovasküler stromada ödem, lenfosit, plazma hücresi ve PMNL’lerden oluşan mikst selüler iltihabi hücre infiltrasyonu ve hiperemik damar yapıları dikkati çekmektedir.
SO20:NAZAL KAVİTE, İNFLAMATUAR PSÖDOPOLİP
Yüzeyde, psödostratifiye silindirik epitelle örtülü, polipoid gelişim gösteren mukozal doku izlenmektedir. Epitel altındaki stromada yaygın ödem, çok sayıda kapiller damarlar ile lenfoplazmasiter infiltrasyon görülmektedir. Dokunun bazı alanlarında yüzeyi örten epitelin ortadan kalktığı (ülserasyon) görülmektedir.



SO21: NAZAL KAVİTE, İNVERTED PAPİLLOM
Kesitlerde, yüzeyleri tek sıralı silindirik epitelle örtülü papiller yapıların oluşturduğu benign tümör dokusu izlenmektedir. Genellikle bazal hücrelerin proliferasyonu ile oluşan bu papiller
yapılar da yer yer yassı epitel metaplazisi alanları seçilebilmektedir. Epitel altında, yer yer lenfosit infiltrasyonu gösteren ödemli stroma vardır.
SO22: AKCİĞER, ORTA DERECEDE DİFERANSİYE YASSI HÜCRELİ KARSİNOM
Kesitlerde, akciğer dokusunda infiltratif gelişim gösteren malign tümöral doku izlenmektedir. Kanama ve nekroz alanları da gösteren tümör dokusu desmoplastik fibröz bağ dokusu içinde kaldırım taşı şeklinde düzenlenen geniş asidofil sitoplazmalı, iri veziküle nükleuslu, anaplastik yassı epitel hücrelerinden oluşmaktadır. Tümörü çevreleyen akciğer parankiminde damarlar etrafında ve alveol duvarlarında siyah renkli pigment (antrakoz pigmenti) dikkati çekmektedir.
SO23: AKCİĞER, BRONŞEKTAZİ
Kesitlerde silialı psödostratifiye silindirik epitelle döşeli, lümenleri dilate bronşlar,bu bronşların çevresindeki akciğer interstisyumunda alveol duvarlarını parçalayan fibrozis ve peribronşiol lenfoid folliküller tarzında lenfositlerden zengin kronik iltihabi infiltrasyon görülmektedir. (Bronş çapları ile paralel seyreden damar çaplarını kıyaslayınız!)
SO24: AKCİĞER, İYİ DİFERANSİYE ADENOKARSİNOM (ADENO CA)
Kesitlerde bir kenarda normal akciğer dokusu ve bu dokudan iyi bir sınırla ayrılan malign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör veziküle nükleuslu dar sitoplazmalı atipik epitelyal hücrelerin tek sıra halinde döşedikleri, sırt sırta vermiş küçük adenoid yapılardan oluşmaktadır. Bir kenardaki akciğer dokusunda interstisyumda siyah pigment birikimi (antrakoz pigmenti) görülmektedir.
SO25:AKCİĞER, ALVEOLER PROTEİNOZİS
Akciğer kesitlerinde, alveollerin lümenlerinde, homojen görünümlü, pembe-eozinofilik boyanan proteinöz materyal görülmektedir. Alveollerin bazılarının lümenlerinde ise, histiositlerin varlığı dikkati çekmektedir.


















DOLAŞIM SİSTEMİ(D)
D1:KALB, MİYOKARD HİPERTROFİSİ
Miyokardda kas lifleri volüm artışının karşılığı olarak normale göre şişkin görünümdedirler. Kas liflerinin bir yanında ise perikarda ait yağ dokusu görülmektedir.
D2: KALB, ENDOKARDİT
Kesitlerde, endotel ve subendotelial bağ dokusundan oluşan endokard ile bunun yanında düz kas demetlerinin oluşturduğu myokard dokusu görülmektedir. Myokard ile endokard tabakası arasında eozinofilik boyanan aselüler nekrotik doku (fibrin) ve koyu bazofil boyanan düzensiz kalsifikasyon odaklarının yanısıra bir alanda yoğun PMNL’ lerin oluşturduğu nonspesifik iltihabi reaksiyon dikkati çekmektedir (Bakteriyel endokardit).
D3:KALB, FİBRİNÖZ PERİKARDİT
Kas demetlerinin oluşturduğu myokard ile bunun dışında yer yer seçilebilen mezotel ve bağ dokusundan meydana gelen perikard, daha dışda ise damardan zengin yağ dokusu izlenmektedir. Gerek perikard, gerekse yağ dokusu içerisinde çok sayıda hiperemik damarlar, kanama alanları, bir miktar fibrin (fibrinöz perikardit) ve mikst iltihabi hücre infiltrasyonu dikkati çekmektedir.
D4: DAMAR, TROMBÜS
Kesitlerde, kapiller damarlar ve periferik sinir yapıları da içeren yağ dokusu ile çevrelenmiş büyük bir damar yapısı seçilmektedir. Bu damar içinde lümeni kısmen daraltan kan hücreleri (eritrosit ve lökositler), nükleer debriler (hücre yıkım artıkları!) ve yarıklar tarzında kolesterol kristallerinden meydana gelen trombüs kitlesi izlenmektedir.
D5:DAMAR, ATEROSKLEROZİS
Kesitlerde aterosklerotik bir damar duvarı izlenmektedir. Damarın lümene bakan yüzeyinde kas, kollajen ve elastik liflerden oluşan ince bir bağ dokusu ile örtülmüş nekrotik artıklar, fibrin ve yarıklar halinde kolesterol kristallerini içeren lezyon (aterom plağı) dikkati çekmektedir. Kolesterol yarıklarının bulunduğu alanda koyu bazofil boyanan amorf madde birikimi (kalsifikasyon odakları) seçilmektedir. Lezyonun büyük olması nedeniyle media tabakasında kısmen atrofi ve iltihabi reaksiyon gözlenmektedir.
D6: MUSKULER ARTERLER, MÖNCKEBERG'İN MEDİAL KALSİNOZİSİ (MEDİAL KALSİFİK SKLEROZ)
Mevcut dokuda (uterus, over veya tiroid), orta büyüklükteki damarların tunika mediasında, şekilsiz birikimler halinde ve bazofilik boyanan kalsifikasyon odakları bulunmaktadır. Damarların lümenleri açıktır.
D7:MİYOKARD, MİYOKARDİT
Myokardın kas lifleri arasında ödem, hiperemik damarlar yanısıra nötrofiller ve eozinofil lökositler görülmektedir
D8: YUMUŞAK DOKU, KAVERNÖZ HEMANJİOM
Ödemli, kanamalı, gevşek bağ dokusu içinde yer alan çok sayıda, bazıları ileri derecede genişlemiş (kavernöz), içleri eritrositlerle dolu, ince duvarlı, sırt sırta vermiş damar yapılarının oluşturduğu benign tümöral doku (hamartom!!) görülmektedir.
D9:DERİ, LENFANJİOM
Kesitlerde yüzeyde hiperplazi gösteren çok katlı yassı epitel (epidermis), epidermis altında (dermisde) seröz ve müköz glandlar yanısıra, epitelin hemen altında tek katlı yassı endotelle döşeli, bazılarının lümenlerinde tek tük eritrositler bulunan genişlemiş lenfatikler dikkati çekmektedir.

D10: YUMUŞAK DOKU, GLOMUS TÜMÖRÜ
Kesitlerde yüzeyi epidermis ile örtülü tümör dokusu izlenmektedir. Tümör çok sayıda değişik çapta, tek sıralı yassı endotelle döşeli damar yapıları ile bunlar arasında yer alan oval-yuvarlak nükleuslu, soluk asidofil ya da berrak sitoplazmalı poligonal şekilli hücrelerden oluşmaktadır.
D13:MİYOKARD,KOAGÜLASYON NEKROZU-FİBROZİS (MİYOKARD İNFARKTÜSÜ)
Kesitlerde, miyokard içinde bazı kas lifi gruplarını tutan ve bu liflerin homojen, normalden daha koyu eozinofilik görünüm aldığı, hücre detaylarının silüet (hayal, gölge) halinde seçildiği koagülasyon nekrozu odakları görülmektedir. Ayrıca bazı yerlerde kas liflerinin tamamen ortadan kalkmış ve yerinde yoğun kollajen bantları ile iğsi fibröz bağ dokusu hücrelerinden oluşan fibrözis odakları gelişmiştir.
D14:KALB,KALSİFİKASYON
Bir kenarda damar yapılarına da içeren matür yağ dokusuyla çevrelenmiş, miyokarda ait kas dokusu seçilmektedir. Gözlenen kas dokusu içinde hemen tüm alanlara düzensiz olarak dağılmış, koyu bazofil boyanan kalsifikasyon odakları dikkati çekmektedir.
D15: YUMUŞAK DOKU, KAPİLLER HEMANJİOM
Kesitlerde tümüyle sınırları belirgin, kapsülsüz tümöral yapı (hamartom!) dikkati çekmektedir. Tümör dokusu çok sayıda, bir kısmı yarıklar tarzında görülen, ince duvarlı kapiller damarlar ile bunlar arsında yer alan az miktardaki fibröz stromadan ibarettir.
D16:KALB,ATRİUM,MİKSOM
Kesitlerde polipoid yapıda, küçük büyütmede açık bozofilik-gevşek görünümlü tümör görülmektedir Bu tümör gevşek, açık bazofilik boya alan miksoid zeminde bulunan veziküler nükleuslu, açık eozinofilik sitoplazmalı, oval ve iğsi veya yıldızsı hücrelerden oluşmaktadır.


























SİNDİRİM SİSTEMİ(SD)
SD1:DİŞ ETİ, PERİFERAL DEV HÜCRELİ GRANULOM (EPULİS)
Yüzeyde, parakeratotik çok katlı yassı epitel ile örtülü bağ dokusundan meydana gelen diş etinde, sınırları kolayca seçilebilen, tümöre benzer, reaktif lezyon izlenmektedir. Bu lezyon, çok sayıda, geniş eozinofilik sitoplazmalı, mültinükleer osteoklastik dev hücreleri, bu hücreler arasında genellikle lümenleri boş, endotelleri şişkin küçük damar yapıları ve sitoplazma sınırları seçilemeyen oval yuvarlak nükleuslu hücrelerden meydana gelmektedir. Bu lezyonun çevresinde ise odaklar halinde lenfosit ve plazma hücresi infiltrasyonu, sarı kahverengi hemosiderin birikimi yer almaktadır. Bir alanda da bazofilik boyanmış düzensiz kalsifiye doku parçaları (alveoler kemik spikülleri) dikkati çekmektedir.
SD1:DİŞ ETİ, EPULİS GRANULOMATOZA
Kesitlerde yüzey epitelinde geniş alanlarda ülserasyon bulunan iltihabi reaktif lezyon bulunmaktadır. Dokuda daha derinde ise, damar ve fibroblast proliferasyonu yanı sıra PMNL'ler, lenfositler ve az sayıda plazma hücrelerinden oluşan mikst selüler iltihabi infiltrasyondan oluşan iltihabi granulasyon dokusu gelişimi görülmektedir (Epulis' lerin en immatür formudur).
SD3: PAROTİS, PLEOMORFİK ADENOM
Kesitlerde, tükrük bezi duktus epitelinden köken alan, hem epitelyal hem de mezankimal elemanları birarada bulunduran mikst tümöral yapı görülmektedir. Heterojen bir dağılım gösteren bu elemanlar,
A-Epitelyal komponent: Epitel hücrelerinden oluşan adenoid yapılar, kordonlar, kümeler, asinüsler,
B-Mezankimal komponent: 1. Kısmen miksomatöz yapıda fibröz stroma, 2.Matür kıkırdak dokusudur.
Arada damar yapıları ve iltihabi elemanlar seçilmektedir. Bir kenarda normal tükrük bezi kalıntısı mevcuttur.
SD4: TÜKRÜK BEZİ, ADENOLENFOMA (WARTHİN TÜMÖRÜ)
Kesitlerde dokunun bir kenarında normal tükrük bezi elemanları, geniş bir alanda ise benign tümöral gelişme görülmektedir.Bu tümör lenfoid stroma içinde iki sıralı iri veziküler nüveli, geniş eozinofilik sitoplazmalı (onkositik) prizmatik epitel hücrelerinin oluşturduğu kısmen kistik glandüler yapılardan meydana gelmektedir.
SD8-MİDE, KRONİK SÜPERFİSYAL GASTRİT
Kesitlerde midenin pilor bölümüne ait doku parçası görülmektedir.Bu dokuda yüzeyde tek sıralı müsinöz prizmatik epitel örtüsü, epitel altında lamina propriada lenfositlerden zengin kronik iltihabi infiltrasyon görülmektedir.Lamina proprianın altında ise midenin pilor bölgesine ait müköz bezler (Brunner bezleri) mevcuttur.
SD11:MİDE, PEPTİK ÜLSER
Mide dokusundan hazırlanan kesitlerde bir alanda tek sıralı prizmatik epitelle döşeli mukoza tabakasının ortadan kalktığı ve bütünlüğünün bozulduğu (ülser), krater şeklindeki bu alan incelendiğinde içten dışa doğru eozinofilik boyanan şekilsiz fibrinoid materyal ve bunun içinde mavimsi nekrotik artıkların oluşturduğu krut tabakası, bunun altında nötrofillerden zengin hücresel infiltrasyon, daha dışta kapiller damarlardan zengin lenfoplazmasiter infiltrasyon, ödemli gevşek bir doku (aktif granülasyon dokusu) izlenmektedir. Ülser tabanında artmış genç bağ dokusu elemanları ve çok sayıda damardan oluşan bir granülasyon dokusu yer almaktadır. Ülseri çevreleyen mide dokusunda ise lamina propriada germinal merkezleri belirgin lenf follikülleri ve hiperemik damarlar görülmektedir.
SD14: MİDE, ADENOKARSİNOM (ADENO CA)
Mide dokusundan hazırlanan kesitlerde bir alanda atipik değişim gösteren yüzey epitelinden köken alan malign tümör dokusu seçilmektedir. Tümör, kaba kromatin dağılımı gösteren , yuvarlak nükleuslu, belirgin nükleollü, hafif bazofilik sitoplazmalı atipik epitel hücrelerinin oluşturduğu adenoid yapılar, kordonlar ve küçük hücre kümelerinden meydana gelmektedir. Tümör muskularis mukoza ve submukozayı geçerek muskuler tabakayı oluşturan kas demetlerini parçalamış ve serozaya kadar ulaşmıştır. Serozada yer alan damar ve periferik sinirlerin çevresini de saran tümör hücrelerinin serozal yağ dokusu içinde de gruplar ve adenoid yapılar oluşturduğu dikkati çekmektedir.Tümör çevresinde ise yüzeyi örten tek sıralı prizmatik epitelde yer yer geniş berrak sitoplazmalı goblet hücreleri ile karakterli intestinal metaplazi alanları dikkati çekmektedir.
SD15:ÇEKUM, TÜBERKÜLOZ
Çekumdan hazırlanan kesitlerde yer yer goblet hücrelerini de içeren silindirik epitelle döşeli mukozada belirgin ülserasyon görülmektedir.Lamina propriada hiperemik damarlar ve mononükleer iltihabi elamanlar mevcuttur. Submukozada ise merkezinde kazeifikasyon nekrozu, bunun çevresinde epiteloid histiositler, Langhans tipi dev hücreleri ve lenfositlerden oluşan granülom yapıları izlenmektedir. Muskuler tabaka genel olarak normal görünümde olup, serozada çok sayıda hiperemik damarlar ve mononükleer iltihabi elemanlar ile matür yağ dokusu görülmektedir.
SD17:APANDİKS VERMİFORMİS, AKUT FLEGMONÖZ APANDİSİT
Kesitlerde apandikse ait doku görülmektedir. Kriptaları döşeyen tek sıralı prizmatik epitelin hemen altında serbest kanama alanları yanısıra, tüm katları içine alan (mukoza, submukoza, tunika muskularis ve seroza) ve çevre yağ dokusuna (mezenter) da yayılan PMNL infiltrasyonu yer almaktadır. Ayrıca apandiks lümeninin de hemen tamamen PMNL ile dolu olduğu dikkati çekmektedir.
SD18:APANDİKS VERMİFORMİS, KARSİNOİD TÜMÖR
Apandiks vermiformisden hazırlanan kesitlerde bir kenarda mukoza epiteli izlenmektedir. Epitelin hemen altında submukozayı tümüyle dolduran ve kas tabakasına yayılan tümöral doku seçilmektedir. Tümör dokusu oval-yuvarlak uniform nükleuslu, sitoplazma sınırları seçilemeyen hücrelerin oluşturduğu kordonlar, trabeküler yapılar ve yuvalanmalardan ibarettir. Serozada hiperemik damarlar mevcuttur.
SD20:REKTUM,HEMOROİD
Rektumda döşeyici epitel altında hiperemik bazıları lümenlerinde trombüs içeren çok sayıda dilate ince duvarlı damarlar (venektaziler) bulunmaktadır. Damarlar çevresinde ise lenfosit ve plazma hücrelerinden oluşan kronik iltihabi infiltrasyon görülmektedir.
SD22: KALIN BARSAK, ADENOKARSİNOM
Kesitlerde rektum mukozasını örten yüzey epitelinin bir alanda malign transformasyon gösterdiği dikkati çekmektedir. Mukozadan serozaya kadar tüm katları infiltre eden bu tümör dokusu iri hiperkromatik nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı, anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik epitel hücrelerinin oluşturduğu adenoid yapılardan ibarettir. Muskuler tabaka ve serozada ise soluk bazofilik boyanan amorf materyal şeklinde görünen geniş müsin gölcükleri ve bunların içinde de tümöral adenoid yapılar gözlenmektedir.




SD23:İNCE BARSAK, İNTESTİNAL LENFOMA
İnce barsaktan hazırlanan kesitlerde bir kenarda ülsere ve kısmen otolitik ince, tek sıralı prizmatik epitel ile döşeli mukoza, epitel altında lamina propria ve muskularis mukoza görülmektedir. Bu yapı içinde muskularis mukoza altından başlayıp tunika muskularisdeki kas liflerini parçalayarak serozaya kadar uzanan diffüz tümör infiltrasyonu mevcuttur. Bu tümör çok ince bir fibröz stromada yer alan iri hiperkromatik oval veye yuvarlak nükleuslu, bazıları belirgin nükleoluslu, dar eozinofilik sitoplazmalı atipik lenfositlerden meydana gelmektedir.
SD24: KARACİĞER, KONJESYON
Kesitlerde normal lobuler yapısını koruyan karaciğer dokusu izlenmektedir.Vena sentralisden portal alanlara doğru radier tarzda uzanan tek sıralı hepatosit kordonları arasında kalan sinüsoidler içinde parlak kırmızı boyanan eritrosit toplulukları (konjesyon) görülmektedir.
SD26:KARACİĞER, C HEPATİTİ, BULANIK ŞİŞME
Kesitlerde lobüler yapı korunmuş olup, hepatositlerde bulanık şişme, mikro ve makroveziküler yağlanma, portal alanlarda yer yer follikül tarzında lenfositlerden oluşan iltihabi infiltrasyon görülmektedir. Ayrıca bazı portal alanlar çevresinde güve yeniği (piecemeal) nekrozları, porto-portal, porto-venöz köprüleşme nekrozları görülmektedir.
SD27:KARACİĞER, YAĞLI DEĞİŞİKLİK (YAĞLI METAMORFOZ)
Kesitlerde karaciğer dokusu izlenmektedir. Bu dokuda hepatositlerin çoğunun nükleuslarının yassılaşarak bir kenara doğru itildiği ve hücre sitoplazmasının büyük yuvarlak bir vakuol (boya almamış yuvarlak boşluklar) içerdiği gözlenmektedir (makroveziküler yağlanma).Portal alanlarda lenfositlerden zengin bir miktar kronik iltihabi infiltrasyon görülmektedir.
SD29:KARACİĞER, KİST HİDATİK
Kesitlerde normal yapısı korunmuş karaciğer dokusu ve bu dokunun kenarında yer alan kistik oluşum dikkati çekmektedir. Bu kist içten dışa (karaciğere) soluk, bazofilik, homojen boya alan, lamellar tarzında kütiküla, bunun çevresinde iltihabi fibröz kapsülden meydana gelmektedir. Karaciğer dokusunun derinliklerinde portal alanlarda reaktif hücre toplulukları (nonspesifik reaktif hepatit) mevcuttur.
SD33:KARACİĞER, SİROZ
Karaciğerin normal yapısı ortadan kalkmıştır. Tüm karaciğer dokusu yoğun lenfosit infiltrasyonu da içeren fibröz bağ dokusu ile çevrelenmiş değişik büyüklüklerde oval veya yuvarlak nodüllere ayrılmıştır. Bu nodüller dikkatle incelendiğinde v. sentralis içermedikleri (rejenerasyon nodülleri) ve tek sıralı kordon yapısının bozulduğu görülmektedir.
SD34:KARACİĞER, HEMANJİOM
Kesitlerde, normal yapısı genel olarak korunmuş karaciğer dokusunda benign hamartomatöz gelişme seçilmektedir. Karaciğer parankiminden belirgin bir sınırla ayrılabilen bu gelişme yassılaşmış endotelle döşeli, içleri eritrositlerle dolu, bazıları ileri derecede genişlemiş (kavernöz), sırt sırta vermiş farklı büyüklüklerde damarlardan meydana gelmektedir.
SD36: KARACİĞER, HEPATOSELÜLER KARSİNOM
Karaciğer normal yapısı tümüyle ortadan kalkmış olup, bunun yerini fibröz bantlarla birbirinden ayrılmış nodüller şeklinde izlenen parankim dokusu ve içinde izlenen infiltratif karakterde malign tümöral doku almıştır.Tümör, iri veziküle nükleuslu, eozinofilik ve yer yer berrak sitoplazmalı, belirgin anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik hepatositlerin genellikle kordonlar, trabeküler yapılar ya da adenoid yapılar şeklinde düzenlenmesinden meydana gelmektedir. Bazı hepatositlerde intrasitoplazmik iri vakuoller tarzında yağlı dejenerasyon görülmektedir.Tümör dokusu içinde çok sayıda hiperemik damarlar ve fibröz bağ dokusu içinde de mononükleer iltihabi infiltrasyon dikkati çekmektedir.

SD38: KARACİĞER, ADENOKARSİNOM (ADENO CA) METASTAZI
Normal yapısı kısmen korunmuş karaciğer dokusunda, sınırları belirgin malign tümör infiltrasyonu izlenmektedir. Karaciğer parankimine doğru uzanan bu tümöral doku genellikle adenoid yapılar oluşturan hiperkromatik nükleuslu eozinofilik sitoplazmalı atipik glandüler epitel hücrelerinden meydana gelmektedir. Tümör ile karaciğer parankimi arasında yer alan bölgede (sınır bölgesi) belirgin lenfosit infiltrasyonu dikkati çekmektedir.
SD39:SAFRA KESESİ, KRONİK KOLESİSTİT
Tek sıralı prizmatik epitelle örtülü safra kesesi duvarı izlenmektedir. Mukozal plikaların bazı alanlarda derinleşerek kas tabakasına doğru ilerlediği (Aschoff-Rokitansky sinüsleri) görülmektedir. Ayrıca muskuler tabakada lenfosit infiltrasyonu, serozal damarlarda duvar kalınlaşması ve hiperemi dikkati çekmektedir.
SD41:REKTUM,JÜVENİL POLİP
Yüzeyi yer yer ülsere, tek sıralı müsinoz prizmatik kalın barsak epiteli ile örtülü, iltihabi granulasyon dokusuna benzer stromada yüksek prizmatik epitelle döşeli, değişik çaplarda glandlardan meydana gelen, polipoid lezyon görülmektedir.
SD42:KARACİĞER, ABSE
Normal yapısı korunmuş karaciğer parankimi içinde bir alanda kalın fibröz bağ dokusu ile çevrelenmiş ve böylece karaciğer parankiminden ayrılmış erime alanında yoğun PMNL’lerin yanı sıra bazofilik boyanan düzensiz hücre artıkları ve eozinofilik boya alan fibrin kümeleri içeren iltihabi lezyon (abse) gözlenmektedir.
SD43:PANKREAS, KRONİK PANKREATİT(EKZOKRİN ATROFİ)
Kesitlerde yer yer kanama alanları içeren matür yağ dokusu yanısıra normal yapısını tümüyle yitirmiş pankreas dokusu seçilmektedir. Pankreas dokusunda izlenen en çarpıcı değişiklik, parankimin tümüne yakın kısmını ortadan kaldıran bağ dokusu artışı ile karakterli lenfosit ve plazma hücrelerinden zengin kronik iltihabi infiltrasyondur. Bağ dokusu içinde, tek tük seçilebilen asinüslerin yanısıra daha çok korunmuş olarak Langerhans adacıkları ve duktuslar gözlenmektedir.
SD44: PERİTON, PERİTONİTİS KARSİNOMATOZA
Geniş kanama alanlari içeren fibroadipöz doku içerisinde düzensiz dağılım gösteren malign tümöral infiltrasyon görülmektedir. Tümör, iri hiperkromatik nükleuslu, geniş eozinofilik sitoplazmalı belirgin pleomorfizm gösteren atipik epitel hücrelerinin oluşturduğu yuvalar, kordonlar ve küçük adenoid yapılardan meydana gelmektedir. Çevrede çok sayıda hiperemik damarlar yanısıra mononükleer iltihabi infiltrasyon izlenmektedir.
SD45: APANDİKS VERMİFORMİS, PARAZİTER APANDİSİT
Apandiks lümenini dolduran materyal ve artıklar (fekaloid madde) arasında çok sayıda, sarı kahverengi boyanan, çift cidarlı parazit yumurtaları görülmektedir (Enterobius vermicularis=kıl kurdu).
SD46:KARACİĞER, KİSTİK HASTALIK
Normal lobuler yapısı karaciğer dokusu izlenmektedir.Dokunun bir kenarında tek sıralı kübik epitel hücreleriyle döşeli kistik boşluklar yer almaktadır.Kistlere komşu karaciğer dokusunda portal alanlarda lenfositlerden zengin kronik iltihabi infiltrasyon ile bazı hepatositlerde bulanık şişme dikkati çekmektedir.
SD47: KARACİĞER, SAFRA PİGMENT BİRİKİMİ (KOLESTAZ)
Normal lobuler yapısı korunmuş karaciğer dokusu seçilmektedir.Özellikle periportal alanda daha belirgin olmak üzere tüm parankimde düzensiz olarak seçilebilen, hepatosit sitoplazması veya sinüzoidler içerisinde sarı-kahverengi pigment (safra pigmenti) birikimi dikkati çekmektedir.
SD49:REKTUM, HİPERPLASTİK POLİP
Kesitlerde yüzeyde tek sıralı prizmatik hüceler ve arada goblet hücrelerinin yer aldığı epitel örtüsü altında lenfoplazmositer iltihabi reaksiyon içeren fibröz stroma içinde yer alan, bazıları kistik genişlemeler gösteren çok sayıda glandlardan oluşan polipoid lezyon görülmektedir.
SD50: DERİ, SAKROKOKSİGEAL BÖLGE, İLTİHABİ GRANÜLASYON DOKUSU (PİLONİDAL SİNÜS)
Yüzeyi yer yer belirgin kalınlaşma (akantoz) gösteren çok katlı yassı epitel (Epidermis) ile örtülü doku izlenmektedir. Bu alanda epitelin hemen altından başlayarak genişçe bir alana yayılan, yer yer epitel ile ilişkili, fistül traktüsünü kuşatan granülasyon dokusu dikkati çekmektedir.Bu doku ödemli stromada çok sayıda kapiller damar ve fibroblast proliferasyonu, yoğun lenfoplazmasiter iltihabi hücre infiltrasyonundan meydana gelmektedir. Arada yer yer kıl fragmanlarına karşı yabancı cisim reaksiyonu vardır.
SD51:PANKREAS, ENZİMATİK YAĞ NEKROZU
Nekrotik yağ dokusunu oluşturan matür yağ hücreleri pembe-eozinofilik, homojen görünümde olup, sınırları net olarak seçilememektedir. Geniş kalsifikasyon odakları görülmektedir. Bu odaklar çevresinde köpüklü histiositler, az sayıda dev hücreler (genellikle yabancı cisim dev hücreleri tipinde), fibroblastlar ve lenfositler yer almaktadır.
SD52: OMENTUM, MÜSİNÖZ ADENOKARSİNOM METASTAZI
Kesitlerde yağ dokusunda malign epitelyal tümör metastazı görülmektedir. Bu tümör geniş müsin alanları içerisinde yer alan hiperkromatik nükleuslu, açık bazofilik sitoplazmalı, bazılarının nükleusu perifere itilmiş taşlı yüzük görünümündeki atipik epitelyal hücrelerden oluşmaktadır.
SD53: SAFRA KESESİ, AKUT ATAK GÖSTEREN KRONİK ÜLSERÖZ KOLESİSTİT
Safra kesesi duvarına ait kesitlerde bir kenarda lümeni döşeyen epitelin tamamen dökülüp ülsere olduğu görülmektedir. Bu alanda tüm duvarda PMNL’lerden zengin mikst selüler iltihabi infiltrasyon ve hiperemik damarlar mevcuttur.






















ENDOKRİN SİSTEM (E)
E1: BEYİN, HİPOFİZ LOJU, KRANİOFARİNJİOM (S3’E DE BAKINIZ)
Bir kenarda fibröz doku içeren düzensiz parçalar halinde tümöral yapı görülmektedir.
Tümör gevşek ve ödemli, kapiller damarlardan zengin stroma içinde birbiriyle birleşen solid alanlar ve bu alanlar içinde, kistik boşlukları döşeyen iki tür epitelyal hücreden oluşmaktadır. Bu iki tür hücreden bir kısmı hiperkromatik nükleuslu, dar sitoplazmalı uniform hücreler (bazoloid hücreler) diğerleri ise daha geniş eozinofilik sitoplazmalı, veziküle nükleuslu, belirgin keratinizasyon gösteren hücreler (skuamoid hücreler) dir. Arada bazofilik boyanmış konsantrik kalsifikasyon odakları dikkati çekmektedir.(Hipofiz dokusu görülmemektedir.)
E3:TİROİD, SUBAKUT GRANÜLOMATÖZ TİROİDİT
Kesitlerde değişik büyüklüklerde, içleri kolloidle dolu, tek sıralı kübik, yer yer yassılaşmış epitelle döşeli asinüslerin oluşturduğu tiroid parankimi ve bunu saran bağ dokusu izlenmektedir. Bağ dokusu içinde merkezinde kolloid bulunan, geniş eozinofilik sitoplazmalı histiositler, lenfositler ve mültinükleer düzensiz dev hücrelerden meydana gelen (kolloide karşı) yabancı cisim granülomları bulunmaktadır.
E4:TİROİD, HASHİMOTO TİROİDİTİ
Kesitlerde yassılaşmış kübik epitelle döşeli, lümenleri kolloidle dolu değişik büyüklüklerdeki asinüslerin oluşturduğu tiroid parankiminin büyük kısmını destrükte eden çok sayıda, germinal merkezleri aktif lenf follikülleri izlenmektedir. Bu folliküllerin arasında geniş parlak eozinofilik sitoplazmalı (onkositik değişim) gösteren epitel hücre toplulukları (Hurthle-Askanazy hücreleri) ve bunların oluşturduğu asinüsler görülmektedir.
E5:TİROİD, RİEDEL TİROİDİTİ
Kesitlerde geniş fibröz doku alanları arasında sıkışmış, normalden daha az sayıda (atrofik), lümenleri kolloidle dolu küçük asinüslerden oluşan tiroid parankimi görülmektedir. Stromada ise yer yer lenfosit toplulukları da yer almaktadır.
E6:TİROİD, NODÜLER KOLLOİDAL GUATR
Kesitlerde tiroid dokusu görülmektedir. Bu doku tek sıralı kübik ya da yassılaşmış epitelle döşeli, lümenleri kolloidle dolu irili ufaklı folliküllerden meydana gelmektedir. Bağ dokusu elamanları bu follikül gruplarını nodüller oluşturacak şekilde kuşatmaktadır. Bu fibröz dokuda ayrıca bazı alanlar amorf eozinofilik bir madde şeklini almış olup, hücre nükleusları güçlükle seçilebilmektedir (hyalin dejenerasyon).Yer yer de bu dejenere bağ dokusu içinde koyu bazofilik boyanan distrofik kalsifikasyon odakları bulunmaktadır.Bazı asinüslerin içinde ise eritrosit ve hemosiderinle yüklü makrofajlar vardır.
E7: TİROİD, DİFFÜZ KOLLOİDAL GUATR
Tiroide ait kesitlerde tek sıralı kübik epitelle döşeli, lümenleri kolloidle dolu oldukça uniform büyüklükteki tiroid follikülleri ve arada yer yer çok ince bir bağ dokusu görülmektedir.
E8:TİROİD, FOLLİKÜLER ADENOM
Kesitlerde tiroid parankimi içinde düzenli, kalın fibröz bağ dokusu ile (kapsül) çevrelenmiş nodüler bir yapı görülmektedir. Bu yapı oval-yuvarlak nükleuslu, genellikle eozinofilik, yer yer berrak sitoplazmalı tek sıralı epitel hücreleriyle döşeli, kolloid içermeyen değişik büyüklükte çok sayıda, sırt sırta vermiş asinüslerden meydana gelmektedir. Kapsülün hemen dışındaki tiroid parankiminde ise bası sebebiyle oval-yassı şekil almış, lümenleri kolloidle dolu asinüsler (basınç atrofisi) ve stromada değişik çapta damar yapıları ile kalsifikasyon alanları dikkati çekmektedir.


E9:TİROİD, FOLLİKÜLER KARSİNOM
Kesitlerde, lümenleri kolloidle dolu asinüslerin oluşturduğu normal tiroid parankiminden belirgin bir fibröz kapsül ile ayrılan malign tümör dokusu izlenmektedir. Oval-yuvarlak nükleuslu, sınırları seçilebilen soluk eozinofilik sitoplazmalı atipik tirositlerin asiner ya da trabeküler dizilim gösterdiği tümör dokusunda kolloid bulunmamaktadır. Tümörü çevreleyen fibröz kapsül incelendiğinde bir alanda tümöral hücrelerin, kapsüle doğru ilerleyip kapsülün tümünü tuttuğu ve kapsül dışına çıktığı (kapsül invazyonu), ayrıca tümörde ve çevre tiroid dokusunda damar lümenlerinde tümöral hücrelerin olduğu (damar invazyonu) dikkati çekmektedir.
E10:TİROİD, PAPİLLER KARSİNOM
Kesitlerde tiroid dokusu görülmektedir. Bu dokuda hiperemik damarların ve yer yer kanama alanlarının izlendiği ince fibröz stroma içinde lümenleri kolloidle dolu, tek sıralı kübik epitelle döşeli asinüslerin oluşturduğu nodüler yapılar yanısıra bazı alanlarda malign tümöral doku dikkati çekmektedir. Bu tümör ince fibrovasküler stromaya tutunmuş tek sıralı, nükleusları yer yer buzlu cam görünümünde, eozinofilik sitoplazmalı atipik tirositlerin oluşturduğu papiller yapılardan meydana gelmektedir. Papiller yapıların stromasında yuvarlak, konsantrik kalsiyum birikimleri (psammom cisimleri) izlenmektedir.
E11:PARATİROİD, PARATİROİD ADENOMU
Kesitlerde fibröz kapsülle çevrili benign tümör dokusu görülmektedir. Bu tümöral doku veziküle yuvarlak nükleuslu , genellikle şeffaf bazıları granüle, bazıları eozinofilik sitoplazmalı, sitoplazma sınırları belirgin, uniform görünümlü berrak ve oksifil hücre gruplarından oluşan damarlardan zengin benign tümör görülmektedir.
E13:TİROİD, AZ DİFERANSİYE KARSİNOM
Bir alanda tek sıralı yassılaşmış kübik epitelle döşeli , az miktarda kolloidle dolu, az sayıda tiroid asinüslerinin seçilebildiği tiroid dokusunda dokunun hemen tümünü kaplayan, lobüler tarzda bir gelişme gösteren anaplastik tümör dokusu görülmektedir. Fibröz bantlarla lobüllere ayrılmış bu tümör dokusu yakından incelendiğinde ileri derecede anizositoz ve anizokaryoz gösteren, iri hiperkromatik nükleuslu, bir kısmı birden fazla nükleusa sahip (multinükleer, bizaar), geniş eozinofilik sitoplazmalı, yer yer atipik mitozlar gösteren anaplastik epitel hücrelerinden oluştuğu dikkati çekmektedir. Tümör hücrreleri asiner yapılar oluşturmayıp tümüyle solid hücre adaları şeklinde dizilim göstermektedir. Bu hücre adaları ortasında kanama ve küçük nekroz sahaları görülebilmektedir.(Tümörde 2 farklı paterne dikkat ediniz.)
E16:SÜRRENAL, AMİLOİDOZİS
Bir kenarda kalın duvarlı damarların da yer aldığı matür yağ dokusu içinde ince fibröz kapsülle çevrili sürrenal korteks izlenmektedir. Kapsülün hemen altında hiperkromatik nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı hücrelerin oluşturduğu trabeküler yapılar (zona glomeruloza), bunun altında santral nükleuslu polihedral hücrelerin oluşturduğu kordonlar (zona fasikülata) ve en içte de genellikle karışık yerleşim gösteren santral nükleuslu hücre gruplarının oluşturduğu tabaka (zona retikülaris) görülmektedir. Glomerüloza ve fasikülata tabakalarında daha belirgin olmak üzere hücrelerarası mesafede (interstisyel) eozinofilik boyanan amorf (şekilsiz) madde birikimi dikkati çekmektedir.
E17: TİROİD, MEDÜLLER KARSİNOM
Normal tiroid dokusunun izlenemediği dokuda yer yer parankimin derinliklerine doğru ilerleyen bağ dokusu alanları ile beraber malign tümöral yapı seçilmektedir. Tümör, homojen, eozinofilik boyanan (amiloid birikimi) stroma içinde belirgin anizositoz ve anizokaryoz gösteren yuvarlak hiperkromatik nükleuslu atipik hücrelerin oluşturduğu kordonlar, yuvalar ve psödopapiller yapılardan meydana gelmektedir. Stroma içinde ekstravaze eritrositler ve hyalinizasyon dikkati çekmektedir.
ÜRİNER SİSTEM (Ü)
Ü3: BÖBREK, KRONİK PYELONEFRİT
Kesitlerde normal yapısı genelde bozulmuş böbrek dokusu izlenmektedir. Bu dokunun bir kenarında yüzeyde kanama alanları ve fibrin birikimi dikkati çekmektedir. Kapsül altında, böbrek korteksinde serbest kanama alanları arasında glomerüller, lümenlerinde homojen eozinofilik madde birikimi gözlenen tübüller (tiroidizasyon) ve interstisyal mesafede de germinal merkezleri aktif genişlemiş lenf follikülleri tarzında (kronik) iltihabi reaksiyon izlenmektedir. Dokunun pelvis bölümünde kaliksleri döşeyen değişici epitelde yer yer ülserasyon, dokunun derinliğinde hiperemik damarlar, plazma hücreleri, lenfositler, fibroblastlardan oluşan kronik iltihabi infiltrasyon bulunmaktadır.
Ü4:BÖBREK,TÜBERKÜLOZ PYELONEFRİT
Böbrek parankiminin normal yapısının çok küçük bir alanda korunduğu görülmektedir. Yer yer izlenebilen glomerüllerin ve atrofik tübüllerin arasında yoğun lenfositler ve plazma hücreleri yanısıra çok sayıda granülomların yer aldığı iltihabi reaksiyon görülmektedir. Bu granülomlar ortada yer alan kazeifikasyon nekrozu ile bunun etrafında radier dizilmiş epiteloid histiositler, mültinükleer Langhans tipi dev hücreleri ve lenfositlerden oluşmaktadır.
Ü5: BÖBREK, İNFARKTÜS (KOAGÜLASYON NEKROZU)
Materyalin bir kenarında izlenen normal yapıdaki böbrek dokusu yanında glomerül ve tübül yapılarının silüet halinde seçilebildiği infarktüs alanı (=koagülasyon nekroz alanı) görülmektedir. Nekroz alanı ile sağlam böbrek dokusu arasında serbest kanama alanları, hiperemik damar yapıları ve mononükleer iltihabi hücrelerin oluşturduğu belirgin bir sınır (demarkasyon hattı) seçilmektedir.
Ü7:BÖBREK, BÖBREK (RENAL) HÜCRELİ KARSİNOM
Kesitlerde bir kenarda sıkışmış birkaç adet glomerül ve tek sıralı yassılaşmış epitelle döşeli birkaç tübülden oluşan atrofik böbrek dokusu ve bunun yanında malign tümöral yapı izlenmektedir. Bu tümör çok dar stroma içinde yer alan atipik epitelyal hücrelerden oluşmaktadır. Hücreler belirgin nükleollü, oval-veziküle nükleuslu, anizositoz ve anizokaryoz gösteren, iri genellikle berrak bazıları eozinofilik sitoplazmalı atipik böbrek tubulus epitel hücreleri olup solid kümeler ve trabeküler yapılar meydana getirmektedir.
Ü8:BÖBREK, WİLMS' TÜMÖRÜ
Kesitlerde kısmen seçilebilen fibröz kapsülle çevrili tümör dokusu izlenmektedir.Tümör dokusunun çok büyük bir kısmı sitoplazma sınırları belirsiz, oval ya da yuvarlak nükleuslu, embriyonal karakterde bağ dokusu elamanlarından oluşmaktadır. Arada bazı alanlarda küçük epitelyal hücre kordon ve kümeleri seçilebilmektedir.
Ü10: MESANE, ÜROTELYAL (TRANSİZYONEL=DEĞİŞİCİ EPİTEL HÜCRELİ) KARSİNOM
Kesitlerde, bir kenarda değişici epitel ve epitel altında kronik iltihabi reaksiyonun izlendiği lamina propria (mukoza), submukoza, müsküler ve serozal tabakalardan meydana gelen mesane duvarının bir kenerında malign tümör infiltrasyonu görülmektedir.Bu tümör mukozal yüzde ince fibrovasküler stroma çevresinde en az 8 ve daha fazla sıralı atipik değişici epitel hücrelerinden oluşan papiller yapılardan meydana gelmektedir. Bu hücreler belirgin hiperkromazi, anizositoz ve anizokaryoz göstermektedir. Müsküler tabaka içinde de tümör hücrelerinin oluşturduğu solid kitleler bulunmaktadır.
Ü11:BÖBREK, KSANTOGRANÜLOMATÖZ PYELONEFRİT
Diffüz iltihabi reaksiyon böbrek parankimini hemen tamamen örtmüştür.Lezyonu, birkaç adet glomerül ve atrofik tübül yapıları arasında interstisyel dokuda yer alan bazofilik boyanmış madde ve nekrotik hücre artıkları, plazma hücreleri, lenfositler, seyrek PMNL’lerle mikroabseler çevresinde köpüklü makrofajlar ve mültinükleer dev hücrelerinden oluşan granülomatöz iltihabi infiltrasyon karakterize etmektedir.

KADIN GENİTAL SİSTEM (KG)
KG1: VULVA, VULVAR DİSTROFİ, Hiperplastik,atipisiz.
Vulva kesitlerinde yüzeyde hiperkeratoz ve belirgin proliferasyon (akantoz) gösteren çok katlı yassı epitel, epitel altında ise bağ dokusu stromada apokrin glandlar, yağ bezleri ve ekrin glandlar ile ile kıl kökleri yer almaktadır.
KG2:VULVA, PAPİLLOM
Kesitlerde belirgin proliferasyon gösteren ve epitel yüüzeyinden dışarıya doğrru parmaksı çıkıntılar oluşturmuş çok katlı yassı epitel ile bu epitelin çevrelediği gevşek bağ dokusundan oluşan benign epitelyal tümör görülmektedir. Bağ dokusu içinde tek sıralı yassılaşmış endotelle döşeli kapiller damarlar izlenmektedir.
KG3:UTERUS, SERVİKS,YASSI HÜCRELİ KARSİNOM
Kesitlerde yüzeyde parakeratotik çok katlı yassı epitel, epitel altında ise geniş bir alanı dolduran malign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör, iri veziküle, bir bölümü hiperkromatik nükleuslu, belirgin nükleolleri olan, ileri derecede anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik epitelyal hücrelerin kaldırım taşı şeklinde dizelenerek oluşturdukları hücre gruplarından oluşmaktadır. Tümörde bazı hücreler geniş parlak eozinofilik sitoplazmalı (tek hücre keratinizasyonu) olup, bazı hücreler ise çok iri, mültilobe nükleuslu "bizarre" (garip, tuhaf, acayip) tümör dev hücreleri şeklindedir.
KG4:UTERUS-SERVİKS, KRONİK SERVİSİT
Tek sıralı prizmatik epitelle döşeli endoservikal glandları içeren fibrrovasküler bağ dokusuyla karakterli uterus-serviksine ait doku izlenmektedir. Servikal dokuyu örten çok katlı yassı epitel bir alanda tek katlı prizmatik epitele dönüşmektedir (skuamokolumnar bileşke). Subepitelial alanda sayıca artmış, bazal nükleuslu, tek sıralı prizmatik epitelle döşeli, lümenlerinde müsinöz sekret içeren servikal bezler bulunmaktadır. Bu bezlerin bazılarında kistik genişleme ve lümenlerinde PMNL’ ler izlenmektedir (Naboth kistleri). Bunları çevreleyen stromada kronik iltihabi infiltrasyon ve hiperemik damarlar dikkati çekmektedir. Endoservikal bölgede, tek sıralı müsinöz epitelin yer yer çok katlı yassı epitele dönüştüğü metaplazi alanları gözlenmektedir.
KG5:UTERUS,SERVİKS,SERVİKAL POLİP
Yüzeyde, tek sıralı müsinöz prizmatik epitelyal hücrelerle örtülü polipoid doku görülmektedir. Bu dokuda epitel altında, hiperemik bazıları kalın cidarlı damarların bulunduğu fibrotik stroma bulunmaktadır.
KG7-A:OVER, ENDOMETRİOZİS EKSTERNA
Bir kenarda bağ dokusu stroması içinde yer alan korrpus luteumun izlendiği over dokusu seçilmektedir. Kalan kısımlarda bazıları kistik genişlemeler gösteren, 2-3 katlı psödostratifiye silindirik epitelle döşeli bezler ve bunlar arasında yuvarlak, veziküle nükleuslu, dar eozinofilik sitoplazmalı stromal hücrelerden oluşan endometriuma ait doku görülmektedir.
KG7-B: UTERUS, MYOMETRİUM, ENDOMETRİOZİS İNTERNA
(ADENOMYOZİS)
Myometrium içerisinde endometriumdan uzak odaklarda myometrial düz kas lifleri arasında endometrial stromal hücreler ve psödostratifiye epitelle döşeli endometrial glandlardan oluşan endometrium dokusu görülmektedir.





KG8:UTERUS-ENDOMETRİUM,ENDOMETRİYAL HİPERPLAZİ,BASİT,ATİPİSİZ
Yüzeyi psödostratifiye epitelle döşeli endometrium dokusu izlenmektedir. Bu dokuda sayıca artmış, bazıları kistik genişlemeler gösteren psödostratifiye epitelle döşeli bezler yer almaktadır. Bezlerin her birini döşeyen epitel hücrelerinde sayıca artma izlenmektedir. Bezler arasında veziküle nükleuslu, bazıları iğsi şekilli stromal hücreler, yer yer de kan ve fibrin kitleleri mevcuttur.
KG9:UTERUS-ENDOMETRİUM, ADENOKARSİNOM
Yoğun kan ve fibrin kitleleri arasında yer alan, çok ince bağ dokusuyla birbirinden ayrılmış, sırt sırta vermiş bezlerden oluşan endometriuma ait malign epitelyal tümör izlenmektedir. Bezleri döşeyen iri-veziküle nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı, belirgin pleomorfizm ve atipik mitozlar gösteren atipik epitel hücrelerinin çoğalarak oluşturdukları düzensiz adenoid yapılar dikkati çekmektedir.
KG10: UTERUS-MYOMETRİUM, LEİOMYOM
Kesitlerde , eozinofilik sitoplazmalı, iğ şeklinde, bazıları longitudinal bazıları ise transvers planda izlenen , iğsi veziküle nükleuslu düz kas hücrelerininn değişik yönlerde seyreden ve birbirini çaprazlayan demetler oluşturduğu benign tümöral doku izlenmektedir.
KG12:OVER, SERÖZ KİSTADENOM
İnce fibröz bağ dokusunu çevreleyen eozinofilik sitoplazmalı, kübik epitel hücrelerinin oluşturduğu papiller yapılardan meydana gelen, over yüzey epitelinden köken alan benign epitelyal tümör dokusu izlenmektedir. Yer yer epitel hücrelerinde belirgin sıralanma artışı dikkati çekmektedir. Stromada PMNL’ ler ve az sayıda lenfositlerden oluşan iltihabi infiltrasyon seçilmektedir.
KG13:OVER, SERÖZ KİSTADENOKARSİNOM
İnce fibröz stromaya sahip papiller yapılar ile yer yer solid hücre kümeleri oluşturan hiperkromatik nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı, anizositoz ve anizokaryozz gösteren atipik epitelyal hücrelerden meydana gelen malign epitelyal tümör dokusu izlenmektedir. Tümör dokusu içinde yaygın nekroz ve kanama alanları dikkati çelmektedir.Bir kenarda sıkışmış görünümde over dokusu seçilmektedir.
KG14:OVER, MÜSİNÖZ KİSTADENOM
Kesitlerde over stroması içerisinde tek sıralı yüksek prizmatik, müsinöz epitelle örtülü kistik boşluktan ibaret benign epitelyal tümör görülmektedir.
KG15:OVER, MÜSİNÖZ KİSTADENOKARSİNOM
Kesitlerde , ince fibrovasküler stromayı döşeyen prolifere müsinöz epitel hücrelerinin oluşturduğu papiller yapılar ile karakterli malign epitelyal tümör izlenmektedir. Tümöral hücrelerin bazı alanlarda bazal membranı aşarak fibröz bağ dokusu stroması içine doğru infiltre olduğu görülmektedir.
KG16:OVER, DİSGERMİNOM
Kesitlerde tümü ile malign germ hücreli tümör görülmektedir. Bu tümör veziküle, oval ile yuvarlak nükleuslu, dar, berrak sitoplazmalı uniform görünümlü atipik hücre grupları ve bunlar arasındaki bağ dokusu stromadan oluşmaktadır. Bu stromada lenfositlerden oluşan iltihabi infiltrasyon dikkati çekmektedir.
NOT: Bu tümörün erkek genital sistemdeki sinonimi ( eşdeğer testis tümörü) seminom’ dur).



KG17: OVER, MATÜR KİSTİK TERATOM
Bir kenarda çok ince bir alanda sıkışmış over stromasına ait bağ dokusu ile heterojen bir yapı gösteren, germ hücre kökenli benign tümör izlenmektedir. Bu tümör dokusunda solunum yollarına ait psödostratifiye silialı epitelle döşeli lümen çevresinde adeta trakea oluşturacakmış gibi düzenlenmiş, bazıları eozinofilik sitoplazmalı küçük, bazıları bazofilik sitoplazmalı daha iri yuvarlak hücrelerden oluşan serömüköz bezler, arada gevşek bağ dokusu ve düz kas dokusu, bazofilik matriksde lokalize lakünler içinde yerleşmiş kondrositlerin oluşturduğu kıkırdak dokusu yer almaktadır. Bu yapının hemen yanında nükleusları perifere itilmiş berrak sitoplazmalı hücrelerden oluşan matür yağ dokusu, çizgili kas dokusu ve fibromuskuler bir stroma içinde soğan zarı şeklinde hücre adacıkları oluşturmuş keratinize yassı epitel hücreleri verdır. Bu yapıyı takiben tek sıralı, eozinofilik sitoplazmalı, yassılaşmış kübik epitelle döşeli oldukça geniş lümenli apokrin bezler, bunun hemen yanında keratinize çok katlı yassı epitel, kıl, yağ bezleri, m. erektör piliyi taklit edercesine düzenlenmiş düz kas yapıları dikkati çekmektedir.
KG18:OVER, GRANÜLOZA HÜCRELİ TÜMÖR
Over kesitlerinde stromal hücre kökenli tümör görülmektedir. Bu tümör veziküle, oval, nükleusun uzun çapı boyunca yarık (groove) içeren kahve tanesine benzer nükleuslu, dar eozinofilik sitoplazmalı hücrelerden oluşan gruplar ve gland benzeri yapılardan oluşmaktadır. Gland benzeri yapıların merkezinde eozinofilik materyal birikimi (Call-Exner cisimciği) mevcuttur.
KG19:OVER, KRUKENBERG TÜMÖRÜ (ADENOKARSİNOM METASTAZI)
Kesitlerde bir kenarda selüler bir stroma ve korpus albikanslardan oluşan over dokusu, bunun yanında ise malign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör yer yer müsin gölcükleri, atipik epitelyal hücrelerin meydana getirdiği adenoid yapılar ve taşlı yüzük hücrelerinden meydana gelmektedir.
KG20: OVER, TEKOMA
Kesitlerde bir kenarda tuba uterina duvarına ait doku kesiti, bunun hemen yanında ise over stromasından kaynaklanan benign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör piknotik santral nükleuslu, berrak sitoplazmalı oval ile yuvarlak şekilli hücrelerden oluşmaktadır. Tümörde çok sayıda yarık şeklini almış küçük damarlar da mevcuttur.
KG21:TUBA UTERİNA, EKTOPİK GEBELİK
Kesitlerde bir kenarda tek sıralı kübik epitelle döşeli, lümene doğru papiller yapılar şeklinde uzanan, epitel altında lamina propria ve tunika muskularisden ibaret tuba uterina duvarı görülmektedir. Bir kenarda tunika muskularis içerisinde geniş kanama alanları arasında trofoblastik hücrelerle döşeli, vaskularize bazıları dejenere korion villusları ile çoğu alanlarda hyalinizasyon gösteren desidual doku ve fibrin kümeleri yer almaktadır.
KG22:PLASENTA, MOL HİDATİFORM
Geniş serbest kanama ve nekroz alanları arasında iri veziküle nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı, bazıları yuvarlak bazıları iğsi şekilli endometrial stroma hücreleri izlenmektedir. Bu hücrelerin hemen yanında iki veya tek sıralı trofoblastlarla döşeli, bir büyük büyütme alanını dolduran, bazıları daha iri, hidropik dejenerasyon ve avaskülarizasyon gösteren korion villusları görülmektedir






KG23:PLASENTA, KORİOKARSİNOM
Yoğun kanama ve koagülasyon nekrozu alanları arasında trofoblast hücrelerinden köken alan malign tümör görülmektedir. Bu tümör, hiperkromatik nükleuslu, soluk eozinofilik sitoplazmalı, nükleer pleomorfizm gösteren atipik sitotrofoblastlar, bunlar etrafında lokalize çok iri hiperkromatik nükleuslu, koyu eozinofilik sitoplazmalı, belirgin anizositoz ve anizokaryoz gösteren dev hücreler şeklindeki atipik sinsityotrofoblastlardan oluşan hücre kordonları ve kümelerden meydana gelmektedir.Yer yer myometriuma ait düz kas demetleri seçilmektedir. Bu kas demetleri tümör invazyonu nedeniyle parçalanmış olup, korion villuslarına ait hiç bir yapı izlenmemektedir.
KG24:MEME, YAĞ NEKROZU
Kesitlerde matür yağ dokusu görülmektedir. Bu dokuda yağ dokusu hücrelerinin hücre sınırlarının belirginliğinin kaybolduğu, pembe eozinofilik renk aldığı ve dokuda geniş alanlarda köpüklü histiosit grupları ve mültinükleer yabancı cisim dev hücrelerinin varlığı dikkati çekmektedir.
KG25:OVER, SERÖZ PAPİLLER KİSTADENOFİBROM
Bir kenarda over stroması, bunun hemen yanında ise tek sıralı epitelyal hücrelerle örtülü, epitel hücrelerinin altındaki bağ dokusundan oluşan papiller yapılardan meydana gelen benign yüzey epiteli kökenli tümör görülmektedir.
KG26:MEME, FİBROKİSTİK HASTALIK
Meme dokusundan hazırlanan kesitlerde bağ dokusundan oluşan stromada belirgin artış ve bu bağ dokusu içinde kistik dilatasyon gösteren duktus yapıları izlenmektedir. Dokunun bir kenarında da tek sıralı, koyu eozinofilik sitoplazmalı, yassılaşmış kübik epitelle döşeli duktus ve asinüsler ile karakterli apokrin metaplazi alanları görülmektedir. Ayrıca geniş alanlarda sırrt sırta vermiş asinüsler ve bunlar çevresinde fibrozisden oluşan sklerozing adenozis odakları mevcuttur.
KG27:MEME, FİBROADENOM
Meme dokusundan hazırlanan kesitlerde iyi sınırlı, lobule yapıda benign tümör izlenmektedir. Tümör dokusu dikkatle incelendiğinde asinüsler arsında yer alan gevşek bağ dokusunun ileri derecede arttığı, bununla eş zamanlı olarak hiperplaziye uğrayan duktuslarında bağ dokusunun basısı nedeniyle yassılaştığı görülmektedir. Yassılaşan bu duktusların lümenleri yer yer çizgi halinde izlenebilmekte ve bir kısmı da stroma içine doğru dallanmalar göstermektedir.
KG29:MEME BAŞI,PAGET HASTALIĞI
Kesitlerde, yüzeyde keratinize çok katlı yassı epitel, epitel altında bağ dokusundan oluşan dermal doku ve daha derinde meme dokusu görülmektedir. Yüzey epitelinde tüm epitelde tek tek olarak ve bazıları gruplar halinde, çevredeki normal görünümlü epitel hücrelerinden çok daha iri, iri veziküle bazıları hiprkromatik nükleuslu, bir bölümü belirgin nükleollü, nükleus sitoplazma oranları belirgin artış gösteren atipik epitelyal hücreler (Paget hücreleri) görülmektedir.
KG32:MEME, İNVAZİV DUKTAL KARSİNOM
Kesitlerde malign epitelyal tümör görülmektedir. Bu bağ dokusu bir stroma içinde yer alan iri veziküle nükleuslu, belirgin nükleollü, geniş eozinofilik sitoplazmalı, belirgin nükleer ve sitoplazmik pleomorfizm gösteren atipik epitelyal hücre grupları ve asiner yapılarından oluşmaktadır. Ayrıca kesitlerin bazılarında duktus lümenlerini dolduran, pleomorfik atipik epitelyal hücrelerden oluşan ve duktusların bazal membranlarının sağlam (korunmuş) olduğu intraduktal karsinom alanları da yer almaktadır.


KG33:MEME, LOBULER CA
Kesitlerde bir kenarda duktus ve asinüslerden meydana gelen normal meme dokusu ve bunun hemen yanında malign tümör infiltrasyonu görülmektedir. Bu tümör tek sıra halinde dizelenmiş, hiperkrromatik nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı atipik epitel hücrelerinden meydana gelmektedir. Ayrıca tümöral hücrelerin duktuslar çevresinde duktuslarla paralel konsantrik dizilimi de dikkati çekmektedir.
KG34:MEME, MEDÜLLER KARSİNOM
Kesitlerde bir kenarda bağ dokusu stroma içinde duktus ve asinüslerin izlendiği meme dokusu ile bunun hemen yanında malign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör meme dokusundan iyi bir sınırla ayrılmış olup veziküle nükleuslu eozinofilik sitoplazmalı belirgin anizositoz ve anizokaryoz gösteren hücre gruplarından oluşmaktadır. Hücre grupları arasında bağ dokusu stroma içinde lenfositik infiltrasyon ile geniş nekroz alanları izlenmektedir.
KG36:OVER, STRUMA OVARİİ
Kesitlerde bir kenarda over dokusu, bu dokunun hemen yanında ise tiroid dokusu görülmektedir. Tiroid dokusu tek sıralı, bazıları yassılaşmış görünümde olan kübik epitelyal hücrelerle döşeli, lümenleri pembe eozinofilik, homojen boyanan kolloid ile dolu irili ufaklı folliküllerden oluşmaktadır.
KG40:TUBA UTERİNA, TBC SALPENJİT
Kesitlerde, bir kenarda tek sıralı kübik epitelle döşeli boşluklar şeklinde izlenen tuba uterina lümeni ve bunun altında yer alan düz kas liflerinden ibaret tuba uterina duvarına ait doku görülmektedir. Bir kenarda epiteloid histiositler az sayıda Langhans tipi mültinükleer dev hücreler ve çevrede az sayıda lenfositlerden oluşan granulomlardan ibaret iltihabi reaksiyon görülmektedir. Mevcut reaksiyon nedeniyle tuba uterinanın bütünlüğü bozulmuştur.
KG41:TUBA UTERİNA, KRONİK SALPENJİT-ENDOSALPİNGİOZİS
Kesitlerde tuba uterina duvarı görülmektedir. Epitel altında tüm duvarda lenfosit ve plazma hücrelerinden zengin daha az sayıda PMNL’ ler içeren kronik iltihabi infiltrasyon görülmektedir. Tuba uterina serozasında, fibrin kümeleri, PMNL’lerden oluşan fibrinöz pürülan eksuda bulunmaktadır. Ayrıca tuba duvarında serozaya yakın bazı odaklar ile tunika muskularis kas lifleri arasında bazı odaklarda küçük prolifere tuba epitel parçalarının varlığı (endosalpingiozis) dikkati çekmektedir.


















ERKEK GENİTAL SİSTEM(EG)
EG2:EPİDİDİM, TBC EPİDİDİMİT
Kesitlerde kalın fibröz kapsül ile hiperemik ve duvarları kalın damarların yer aldığı fibröz doku altında yer yer seçilebilen iki sıralı kübik epitelle döşeli düz kaslarla çevrili duktus yapıları ve granulomlar oluşturan kronik iltihabi reaksiyon görülmektedir. Bu granülomlar ortada kazeifikasyon nekrozu ile bunun çevresinde ışınsal tarzda dizilmiş epiteloid histiositler, Langhans tipi mültinükleer dev hücreler ve lenfositlerden oluşmaktadır.
EG3:TESTİS, İNMEMİŞ TESTİS, PİCK ADENOMU
Kesitlerde testis dokusu görülmektedir. Bu dokuda seminifer tubuller hiç germ hücresi içermemekte olup, yalnızca Sertoli hücreleri ile döşelidir. Seminifer tubüller arasında, gruplar oluşturan çok sayıda, geniş eozinofilik sitoplazmalı, poligonal hücreler olan Leydig hücreleri bulunmaktadır. Birkaç alanda ise iyi sınırlı, birkaç sıralı Sertoli hücreleri ile döşeli, sırt sırta vermiş tubuler yapılardan oluşan odaklar (Pick adenomu) dikkati çekmektedir.
EG4:TESTİS, SEMİNOM
Kesitlerde bir kenarda damarlar içeren stroma içinde sıkışmış ve yer yer de tek tük izlenebilen seminifer tübüller arasında normal dokuyu ortadan kaldırmış tümöral yapı izlenmektedir. Bu tümör nekroze alanlar arasında izlenen uniform görünümde, iri hiperkromatik nükleuslu, dar sitoplazmalı germ hücrelerinin oluşturduğu yuvalar ve trabeküler yapılardan meydana gelmektediir. Tümörü çevreleyen stromada lenfositlerden zengin reaktif iltihabi reaksiyon dikkati çekmektedir.
EG5:TESTİS, TERATOKARSİNOM
Kesitlerin tümü iki farklı yapıdan meydana gelen tümöral dokudan oluşmaktadır. Tümörün geniş bir kısmı yer yer kompakt, yer yer de gevşek bir yapı gösteren bağ dokusu içinde her üç germ yaprağından da köken alan kıkırdak, kemik, matür yağ dokusu, psödostratifiye solunum yolları epiteliyle döşeli kistik boşluklar, tek sıralı müsinöz epitelle döşeli kistler ve kübik epitelle döşeli küçük adenoid yapılar gibi epitelyal ve mezankimal elamanları içermektedirr. Tümör dokusunun kalan kısımlarında ise matür yağ hücrelerini de içeren miksoid stroma içinde hiperkromatik, oval-yuvarlak nükleuslu dar bazofillik sitoplazmalı hücrelerin oluşturduğu kordon ve kümeler ile atipik glandüler yapılar seçilmektedir. Dokunun tanımlanan elamanları dışında kalan kısımlarında kanama, nekroz, hiperemik damarlar ve seyrek iltihabi hücre infiltrasyonu izlenmektedir.
EG6:PROSTAT, NONSPESİFİK GRANÜLOMATÖZ PROSTATİT
Kesitlerde fibromüsküler stroma içinde iki sıralı epitelyal hücrelerle döşeli glandlardan oluşan prostat dokusu görülmektedir. Bu dokuda merkezde kazeifikasyon nekrozu, bunun çevresinde epiteloid histiositler, mültinükleer yabancı cisim tipinde dev hücreler ve lenfositlerden oluşan granülom yapıları görülmektedir.
EG7:PROSTAT, BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİ
Kesitlerde izlenen prostat dokusunda fibromuskuler stroma içinde sayıca artmış ve sırt sırta vermiş, bazıları kistik genişlemeler gösterren, yer yer pappiller projeksiyonlar oluşturan silindirik epitelle döşeli bezlerin oluşturduğu nodüller yanısıra bazı alanlarda sadece yoğunlaşmış bağ dokusundan meydana gelen myomatöz nodüller dikkati çekmektedir.





EG8:PROSTAT, ADENO CA
Bir kenarda fibromuskuler stroma içinde yer alan iki sırralı epitelyal hücrelerle döşeli glandlardan oluşan prostat dokusu ve malign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör, tek sıralı 1-3 adet eozinofilik nükleollü, geniş eozinofilik sitoplazmalı epitelyal hücrelerle döşeli, bazal hücre tabakası olmayan, sırt sırta vermiş küçük tübüler yapılardan oluşmaktadır. Tübüller arasındaki fibröz stromanın çok dar oluşu dikkat çekmektedir.
İzlenen tümörde Histolojik Patern 2’dir (Gleason Patern 2; Gleason Skor ise 2+2=4’ dür).
EG 9:TESTİS, EMBRİYONAL CA
Bir kenarda seminifer tubuluslardan oluşan testis dokusu görülmektedir. Bu dokuda geniş nekroz alanları içeren veziküle nükleuslu belirgin nükleollü sitoplazma sınırları seçilemeyen çok sayıda mitozlar içeren atipik germ hücrelerinin oluşturduğu genellikle solid hücre grupları ile az sayıdaki küçük adenoid yapılardan meydana gelmektedir.
EG10:TESTİS, HEMORAJİK İNFARKTÜS (TESTİS TORSİONU)
Bir kenarda koagülasyon nekrozu nedeniyle silüet halinde seçilebilen seminifer tubuler, diğer geniş alanlarda ise hemoraji odakları görülmektedir.
EG11:TESTİS, MATÜR TERATOM
Kesitlerde tümü ile üç germ yaprağından da köken alan dokusal elamanları içeren benign germ hücreli tümör görülmektedir. Bu tümörde, bağ dokusu stroma içinde kıkırdak, matür yağ dokusu, psödostratifiye solunum yolları epiteli ve tek sıralı kübik epitelle döşeli kistik boşluklar yer almaktadır.
EG12: PROSTAT, BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİ, İNFARKTÜS-
SKUAMÖZ METAPLAZİ
Kesitlerde prostat dokusu görülmektedir. Bu dokuda, bir kenarda fibromuskuler stromada yer alan glandlardan oluşan prostat dokusu yanısıra, geniş koagülasyon nekroz odakları ve nekroz çevresinde epitelleri skuamöz metaplazi gösteren glandlar yer almaktadır. Bazı duktusların lümeninde ise histiositler, PMNL’ ler ve nekrotik odaklar (prostatit) mevcuttur.
EG13:TESTİS, KRONİK KAZEİFİYE GRANULOMATÖZ ORŞİT(TBC ORŞİT İLE UYUMLU)
Kesitlerde, germ hücreleri içeren seminifer tubuller ve interstisyel Leydig hücrelerinin bulunduğu testis dokusu görülmektedir. Bu dokuda fokal odaklar halinde izlenen granulomlardan ibaret kronik kazeifiye granulomatöz iltihap bulunmaktadır. Granulomlar, merkezde kazeifikasyon nekrozu, bunun çevresinde epiteloid histiositler, mültinükleer Langhans tipi dev hücreler ve daha da çevrede bulunan lenfositlerden oluşmaktadır.











KAS İSKELET SİSTEMİ (Kİ)
Kİ1:ÇİZGİLİ KAS, RABDOMYOSARKOM, BOTRYOİD TİP
Kesitlerde yüzeyde çok katlı epitel ile örtülü polipoid doku parçalarından ibaret malign tümör görülmektedir. Bu tümör, gevşek bir stroma içinde yer alan veziküle nükleuslu, dar sitoplazmalı oval ile yuvarlak şekilli atipik hücrelerden oluşmaktadır. Tümörde hiperemik damarlar çevresinde ve yüzey epiteli altında hücreden zenngin kambium tabakası yer almaktadır.
Kİ2:ÇİZGİLİ KAS, RABDOMYOSARKOM, ALVEOLER TİP
Malign tümör dokusu izlenmektedir. Bu tümör bağ dokusu bir kapsülle çevrili olup parankim içine doğru uzanarak kalınlaşan, damardan zengin stroma içinde yer almaktadır. İnce bağ dokusuyla çevrelenmiş, alveoler çatı oluşturan bu tümör dokusu hiperkromatik nükleuslu, parlak eozinofilik sitoplazmalı, anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik mezenkimal hücrelerden meydana gelmektedir. Bütün parçaların dikkatle incelenmesinde tümör hücrelerinin siluet halinde izlendiği koagülasyon nekrozu alanları görülebilmektedir.
Kİ3:ÇİZGİLİ KAS, RABDOMYOSARKOM, EMBRİYONAL TİP
Kesitlerde tümü ile malign mezenkimal tümör görülmektedir. Bu tümör, iri, veziküle nükleuslu, geniş eozinofilik sitoplazmalı, oval, yuvarlak, bazıları poligonal şekilli, yer yer belirgin pleomorfizm gösteren atipik mezenkimal hücreler ile arada daha az sayıdaki iğsi şekilli atipik mezenkimal hücrelerden meydana gelmektedir. Tümörde yer yer, küçük nekroz odakları da yer almaktadır.
Kİ4: KEMİK, KALLUS(KIRIK İYİLEŞMESİ)
Büyük kısmı gevşek yapıda genç bağ dokusundan ibaret doku görülmektedir. Bir alanda eozinofilik, amorf madde şeklinde izlenen osteoid ile bunun çevresinde tek sıralı dizilim gösteren osteoblastların oluşturduğu yeni kemik oluşumu dikkati çekmektedir.Bunun yanısıra bağ dokusu içinde değişik alanlarda düzensiz dağılım gösteren enine kesilmiş çiizgili kas lifleri seçilmektedir. Başka bir alanda da serbest kanama odağı ve hiperemik damarlar izlenmektedir.
Kİ5:KEMİK, OSTEOMYELİT
Eozinofilik boyanmış, çevresinde iri ve yuvarlak oval nükleuslu osteoblastların sıralandığı kemik spikülleri izlenmektedir. Bir kenarda myeloid elamanlar ve damarlar arasında PMNL, lenfosit plazma hücreleri ve fibroblastların yer aldığı iltihabi reaksiyon görülmektedir.
Kİ6:SİNOVİAL MEMBRAN, NODÜLER TENOSİNOVİT (TENDON KILIFININ DEV HÜCRELİ TÜMÖRÜ)
Kesitlerde bağ dokusu stroma içerisinde mültinükleer, benign dev hücreler, bunlar arasında yuvarlak ile iğsi şekilli mononükleer hücreler ve köpüklü histiositler görülmektedir. Histiositlerin bazılarının sitoplazmasınnda ise hemosiderin pigmenti yer almaktadır.
Kİ7:KEMİK, OSTEOSARKOM
İleri derecede anaplastik mezankimal parankim içinde yer alan yoğun eozinofilik boyanan osteoid maddesini içeren malign mezankimal tümör görülmektedir. Osteoid madde içinde ve çevresinde yer alan mezankimal hücrelerde belirgin pleomorfizm yanısıra mitozlar da dikkati çekmektedir. Tümör dokusu damardan çok zengin olup tek sıralı endotelle döşeli yarıklar halinde izlenen lümenleri boş non-fonksiyonel damarları da içermektedir.



Kİ8:KEMİK, OSTEOKONDROM
Kesitlerde, bir kenarda bazıları kalın duvarlı damarlar ile ekstravaze eritrositlerin izlendiği fibröz doku, bunun altında matür kıkırdak dokudan meydana gelen kıkırdak takke ve en altta çevrede osteoblastların dizili olduğu kemik spiküllerinden oluşan benign tümöral doku izlenmektedir.
Kİ9:KIKIRDAK, KONDROM
Kesitlerde benign kıkırdak tümörü görülmektedir. Bu tümör bazofilik boyanan bir matriks içerisinde yer alan lakünler içerisindeki kondrositlerden oluşmaktadır.
Kİ10:KEMİK,PLAZMASİTOM
Kesitlerde belirli bir yapı oluşturmayan, hiperkromatik asentrik nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı, anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik plazma hücrelerinden oluşan malign tümör görülmektedir.
Kİ11:KEMİK, KEMİĞİN DEV HÜCRELİ TÜMÖRÜ (OSTEOKLASTOM)
Fibroadipo doku içerisinde bir kenarda sınırları seçilebilen tümöral yapı görülmektedir. Tümör, iğsi nükleuslu yer yer girdaplar oluşturan fuziform hücreler ve osteoklast tipi mültinükleer dev hücrelerden oluşmaktadır. Dikkatle incelendiğinde bazı alanlarda koyu eozinofilik boyanmış osteoid seçilebilmektedir.
Kİ12:ÇİZGİLİ KAS, GAZLI GANGREN
Kesitlerde, çizgili kas lifleri arasında ödem yanı sıra yer yer gruplar (küçük abse odakları) oluşturan PMNL’ ler ile arada az sayıda lenfositlerden oluşan iltihabi infiltrasyon içinde bazofilik boyanmış gangren sahaları ve hava kabarcıklarına ait boşluklar bulunmaktadır.

























SİNİR SİSTEMİ(S)
S1:BEYİN, PÜRÜLAN MENENJİT
Kesitlerde izlenen santral sinir sistemine ait dokuda granüler eozinofilik matriks içinde polihedral şekilli, iri soluk nükleuslu, belirgin nükleollü nöronlar ile küçük oval yuvarlak nükleuslar şeklinde görülebilen nöroglialar izlenmektedir. Nöroglialar yanısıra hiperemik ve endoelleri şiş damarların daha fazla izlendiği kenar kısımlarında beyin dokusunu saran meniksde akut iltihabi reaksiyon yer almaktadır. Bu reaksiyon damar proliferasyonları ile yoğun PMNL’ ler ve lenfositlerden oluşmaktadır.
S2:BEYİN, ABSE
Kesitlerde bir kenarda nöronlar ve glial hücrelerden oluşan beyin dokusu ve bunun yanında nekrotik artıklar, PMNL’ ler ve geniş fibrin kümelerinden oluşan abse odağı görülmektedir.
S3: BEYİN, KRANİOFARENJİOM
Bir kenarda fibröz doku içeren düzensiz parçalar halinde tümöral yapı görülmektedir.
Tümör gevşek ve ödemli, kapiller damarlardan zengin stroma içinde birbiriyle birleşen solid alanlar ve solid alanlar içinde kistik boşlukları döşeyen iki tür epitelyal hücreden oluşmaktadır. Bu iki tür hücreden bir kısmı hiperkromatik nükleuslu, dar sitoplazmalı uniform hücreler (bazoloid hücreler) diğerleri ise daha geniş eozinofilik sitoplazmalı, veziküle nükleuslu, belirgin keratinizasyon gösteren hücreler (skuamoid hücreler) dir. Arada bazofilik boyanmış konsantrik kalsifikasyon odakları dikkati çekmektedir.
S5:BEYİN, ASTROSİTOM
Beyin dokusu ile bunun hemen yanında tümöral doku izlenmektedir. Tümör, hiperemik damarlar arasında hücreden zengin, küçük, oval, yuvarlak hiperkromatik nükleuslu, hücre sınırları belirsiz, uniform görünümdeki glial hücrelerden oluşmaktadır. Tümör dokusu ile normal beyin dokusu arasındaki sınır belirgin değildir.
S6:BEYİN, EPENDİMOM
Kesitlerde, damarlar etrafında damarlara dik dizelenerek sitoplazmaları damara yakın, nükleusları damardan uzak olup damarla nükleuslar arasında pembe homojen bir hat oluşturan, ependim hücrelerinden meydana gelen rozet ve perivasküler psödorozetlerin izlendiği tümör görülmektedir. Arada ise kanama alanları ile nekroz izlenmektedir.
S7:BEYİN, MENİNJİOM
Tamamen tümör dokusundan meydana gelen düzensiz doku parçaları izlenmektedir. Tümör, bazıları hiperemik dilate damarlar içeren hyalinize fibröz doku içinde oval nükleuslu, sitoplazma sınırları belirsiz uniform görünümde epitelyal hücrelere benzer hücrelerin oluşturduğu solid kitleler ve girdap yapılarından meydana gelmektedir. Bazı alanlarda bu girdap yapıları arasında yuvarlak, konsantrik, lamellöz, bazofilik boyanmış cisimler (psammom cisimleri ) dikkati çekmektedir.
S8:BEYİN, MEDULLOBLASTOM
Koyu hiperkromatik nükleuslu, dar sitoplazmalı, uniform yapıda hücrelerin oluşturduğu değişik büyüklükde kümelerden meydana gelen tümör dokusu izlenmektedir. Tümöral hücre kümeleri, ince bir bağ dokusu tarafından nodüller tarzında sarılmışlardır. Yer yer yoğunlaşan stromada bazı alanlarda hiperemik damar yapıları seçilmektedir.




S9:BEYİN, ADENOKARSİNOM METASTAZI
Bir kenarda nöronlar, nöroglialar ve serbest kanama alanları içeren beyin dokusu ile buna komşu malign tümöral yapıdan meydana gelen doku parçaları görülmektedir. Atipik epitel hücrelerinin oluşturduğu düzensiz adenoid yapılardan meydana gelen tümör dokusunda yer yer koagülasyon nekrozu alanları seçilmektedir. Tümöral bez yapılarının lümenlerinde nekrotik hücre artıkları izlenmektedir.
S10:PERİFERİK SINIR, PERİFERİK SINIR KILIFI TÜMÖRÜ (SCHWANNOM)
Düzensiz doku parçaları halinde tümöral yapı görülmektedir. Tümör dikkatle incelendiğinde iki farklı yapı dikkati çekmektedir. Bazı alanların hücreden oldukça zengin ve kompakt bir yapı gösterdiği (Antoni A alanları), bazı alanlarda ise tümöral hücrelerin daha az olduğu ve miksoid yapıdaki stromadan zengin gevşek alanlar meydana getirdiği (Antoni B alanları) görülmektedir. Antoni A alanlarında yer alan tümöral hücrelerin nükleuslarının yanyana dizilmesinden oluşan palizadik dizilim (bahçe çiti, rüzgarlı başak tarlası gibi dizilim= Verocay cisimcikleri) de tipikdir.
S11:BEYİN, GLİOBLASTOMA MULTİFORME
Santral sinir sisteminde korteksi oluşturan nöroglial doku içinde anaplastik tümör izlenmektedir. Tümör dokusu içinde çok sayıda hiperemik trombotik damarların yanı sıra birçok damarlar belirgin endotel proliferasyonu nedeniyle glomeruloid yapılar şeklinde görülmektedir. Bunlar arasında, ileri derecede anaplastik atipik glial hücreler yer almaktadır. Tümör dokusunda kanama ve palizadik dizili hücrelerle kuşatılmış geniş nekroz alanları mevcuttur.
S13: BEYİN, PLEKSUS KOROİDEUS PAPİLLOMU
Düzensiz doku parçaları halinde benign tümöral yapı görülmektedir. Bu tümör kapiller damar yapıları içeren ince fibröz stromayı döşeyen genellikle bir, yer yer iki sıralı kübik epitel hücrelerinin oluşturduğu papiller yapılarda meydana gelmektedir.


















DERİ VE YUMUŞAK DOKU (DY)
DY1:DERİ, SEBOREİK KERATOZ
Kesitlerde bir kenarda çok katlı yassı epitel, epitel devamında ise alt sınırı epidermisle aynı düzeyde olan lezyon görülmektedir. Bu lezyon veziküle nükleuslu, dar sitoplazmalı bazaloid hücre proliferasyonundan ibarettir. Lezyonda bazoloid hücre gruplarının birbiriyle köprüleşmeler oluşturması ve yer yer izlenen iyi sınırlı, küçük keratin tıkaçlar da tipikdir.
DY2:DERİ, KERATOAKANTOM
Kesitlerde yüzeyde keratinize çok katlı yassı epitel, epitel altında ise merkezde keratin tıkaç, bunun çevresinde ise çanak şeklinde, dermal bağ dokusundan iyi bir sınırla ayrılan benign epidermal tümör görülmektedir. Bu tümör, epitelyal hücre proliferasyonu ve arada keratin tıkaçlar içermektedir. Lezyon çevresindeki dermal dokuda ise, ekrin glandlar, matür yağ dokusu ve lenfositlerden oluşan minimal iltihabi infiltrasyon mevcuttur.
DY3:DERİ, BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM
Bir kenarda yüzeyde çok katlı yassı epitel ve bunun hemen yanında yer alan tümöral doku izlenmektedir. Bu tümöral doku hiperkromatik nükleuslu, bazofilik sitoplazmalı epitelyal hücre gruplarından oluşmaktadır. Bu hücre gruplarının çevresinde hücrelerin tek sıra halinde dizelenerek oluşturdukları tipik palizadik dizilim (bahçe çiti manzarası) dikkati çekmektedir.
DY4: DERİ, YASSI HÜCRELİ KARSİNOM (EPİDERMOİD KARSİNOM=
SKUAMÖZ KARSİNOM)
Kesitlerde malign epitelyal tümör infiltrasyonu görülmektedir. Bu tümör, veziküle nükleuslu, belirgin nükleollü, geniş eozinofilik sitoplazmalı, anizositoz ve anizokaryoz gösteren, yer yer trabeküller ve kordonlar oluşturan, yer yer kaldırım taşı tarzında dizelenen atipik epitelyal hücre gruplarından oluşmaktadır. Tümörde keratinize hücrelerin birbiri üzerine sarılarak oluşturdukları girdap yapıları (Glob korne yapıları) dikkati çekmektedir.
DY5:DERİ,PAPİLLOM
Kesitlerde, benign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör, prolifere keratinize çok katlı yassı epitelin, epitel yüzeyinden dışarıya doğru uzanarak oluşturduğu irili ufaklı papiller yapılardan oluşmaktadır. Epitel altında papiller yapıların sapın oluşturan ve daha derinde de devam eden bağ dokusu stroma bulunmaktadır. Bu bağ dokusu stromada kapiller damarlar ve az sayıda lenfositlerden ibaret kronik iltihabi hücreler bulunmaktadır.
DY6:DERİ,PİLAR(TRİKİLEMMAL) KİST-KOLESTEROL GRANULOMU
Kesitlerde, ince 2-4 sıralı epitelyal hücrelerle örtülü kistik lezyon görülmektedir. Kist lümeninde lamellöz yapıda olmayan, homojen pembe eozinofilik boya alan keratinöz materyal görülmektedir. Kistin merkezinde ise iğneye benzer şekilleri olan, beyaz-boya almayan, kristaller şeklinde kolesterol yarıkları ve bu yarıklar çevresinde bulunan histiositler, dev hücreler ve lenfositlerden oluşan granulomlar (kolesterol granulomları) görülmektedir.
DY7:DERİ,İNTRADERMAL NEVÜS
Kesitlerde yüzeyde keratinize çok katlı yassı epitel, epitel altında ise veziküler nükleuslu dar sitoplazmalı, nevoid hücre grupları görülmektedir.
DY8:DERİ,KAVERNÖZ HEMANJİOM
Kesitlerde yüzeyde çok katlı yassı epitel, epitel altında ise benign damar tümörü görülmektedir. Bu tümör, ince cidarlı, lümenleri eritrositler ile dolu, ileri derecede genişleyerek kavernöz yapı kazanmış kan damarlarından oluşmaktadır.


DY9:KONJUNKTİVA, MALİGN MELANOM
Yüzeyde yer yer goblet hücreleri de içeren birkaç sıralı konjonktiva epiteli ile örtülü konjonktival doku izlenmektedir. Epitelin bazal tabakasından başlayarak derine doğru uzanan malign tümör dokusu seçilmektedir. Tümör dokusu sitoplazmalarında kahverenkli-siyah renkli melanin pigmenti içeren pleomorfik atipik melanositlerin oluşturduğu düzensiz hücre kordonları ve gruplarından meydana gelmektedir.
DY10:DERİ,SUBKUTAN YAĞ DOKUSU,PANNİKÜLİT
Kesitlerde yüzeyde çok katlı yassı epitel, epitel altında deri eklerinin ve kapiller damarların bulunduğu bağ dokusundan oluşan dermis, daha derinde ise subkutan yağ dokusu görülmektedir. Subkutan yağ dokusunda, yer yer yoğun olarak izlenen PMNL’ lerden zengin az sayıda lenfositler de içeren iltihabi infiltrasyon bulunmaktadır. Ayrıca dermisde de daha hafif olmak üzere iltihabi infiltrasyon mevcuttur.
DY11:DERİ, SPONGİOTİK DERMATİT(EKZEMA)
Kesitlerde, keratin tabakasında kalınlaşma(hiperkeratoz), yüzeyde çok katlı yassı epitelde irregüler proliferasyon (hiperplazi), epitel içinde hücrelerarası ödeme bağlı hücrelerde ayrışma (akantoz) ve akantoza bağlı boşluklar olan veziküllerin oluşumu ile karakterli çok katlı yassı epitel, epitel altında ise ödem, perivasküler lenfositlerden oluşan kronik iltihabi infiltrasyon görülmektedir.
DY12:DERİ,HİPERKERATOTİK PAPİLLOM
Kesitlerde, benign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör, prolifere ve aşırı miktarda keratinize çok katlı yassı epitelin, epitel yüzeyinden dışarıya doğru uzanarak oluşturduğu irili ufaklı papiller yapılardan oluşmaktadır. Epitel altında papiller yapıların sapını oluşturan ve daha derinde de devam eden bağ dokusu stroma bulunmaktadır. Bu bağ dokusu stromada kapiller damarlar ve az sayıda lenfositlerden ibaret kronik iltihabi hücreler bulunmaktadır.
DY13:DERİ, MOLLUSKUM KONTAGİOZUM
Kesitlerde yüzeyde keratinize çok katlı yassı epitel, epitel altında üst dermisde intrasitoplazmik eozinofilik inklüzyonlar içeren, epitel hücrelerinin üst dermise doğru çanak şeklindeki proliferasyonundan ibaret virütik lezyon görülmektedir.
DY16:DERİ,PSÖRİAZİS VULGARİS
Kesitlerde yüzeyde hiperkeratoz, keratin tabakası içerisinde nükleuslu hücrelerin bulunması (parakeratoz), PMNL’ler ve bunların nükleer artıklarından oluşan mikroapseler olan, keratin tabakası içerisindeki Munro mikroabseleri ve epitelin üst kısmında spinal ve granüler tabakadaki Kogoj mikroabseleri, düzenli epitel proliferasyonu (regüler hiperplazi=akantoz, akantoz daha çok spinal tabakanın kalınlaşması için kullanılmaktadır), rete ridgelerde dermise doğru uzama (papillomatozis), papilla tepelerinde incelme gösteren epidermis, epidermis altında papiller dermisde papillalara paralel, yüzeye dik kapiller damar proliferasyonu, ödem ile perivasküler lenfositlerden oluşan iltihabi infiltrasyon görülmektedir. Munro ve Kogoj mikroabseleri psöriazis tanısı için patognomoniktir (kesin tanı koydurucudur).
DY15:YUMUŞAK DOKU, LİPOM
Bağ dokusundan oluşan ince bir kapsülle çevrili ve bu kapsülden içeri doğru uzanan bağ dokusu septalarıyla lobüllere ayrılan tümör dokusu seçilmektedir. Bu doku geniş, berrak sitoplazmalı, nükleusları yassılaşarak bir kenara itilmiş matür yağ hücrelerinden meydana gelmektedir.
DY16:DERİ, DERMİSDE HİPERTROFİK SKAR DOKUSU
Kesitlerde, yüzeyde keratinize çok katlı yassı epitel, epitel altında dermisde ise birbirleriyle anastomozlar yapan kalın kollajen lifi demetlerinden oluşan hipertrofik skar dokusu görülmektedir.
DY17:YUMUŞAK DOKU, LİPOSARKOM
Arada yuvarlak boşluklar halinde izlenen matür yağ hücrelerini de içeren malign mezankimal tümör görülmektedir. Tümör hücrelerinin bir bölümü iri, nükleolleri belirgin, koyu boyanan kaba kromatin ağına sahip, anizositoz gösteren, eozinofilik sitoplazmalı lipoblastlardır. Tümör dokusu içinde yer yer atipik mitozlar ve serbest kanama alanları seçilmektedir.
DY18:DERİ, LİKENOİD DERMATİT
Kesitlerde yüzeyde hiperkeratoz, düzensiz(irregüler) epitel proliferasyonu, bazal tabakada yer yer dermise doğru testere dişine benzer şekilde uzamalar, bazal hücrelerde vakuoler (hidropik) dejenerasyon gösteren epidermis, epidermis altında papiller dermisde lokalize, epitelyal bazal membranın hemen altında bulunan ve yer yer epidermisi atake eden, bant tarzında lenfositlerden oluşan kronik iltihabi infiltrasyon görülmektedir. Ayrıca bu infiltrasyon içerisinde serbest ve histiositlerin sitoplazmasında sarı-kahverengi ve siyah olabilen melanin pigmenti (pigment inkontinansı) nin varlığı dikkati çekmektedir. Bu pigment, bazal hücre dejenerasyonuna bağlı olarak, bazal tabakadaki melanin pigmentinin açığa çıkması sonrasında dermisde görülmekte olup, bu durum bazal hücre dejenerasyonunun indirekt bir göstergesidir.
DY19:YUMUŞAK DOKU, MALİGN FİBRÖZ HİSTİOSİTOM
Kesitlerde malign mezankimal tümör görülmektedir. Bu tümör, veziküle nükleuslu, eozinofilik sitoplazmalı, iğsi şekilli demetler ve girdaplar oluşturan atipik mezankimal hücreler ile bunlar arsaında bulunan oval, yuvarlak şekilli, geniş sitoplazmalı, pleomorfik atipik histiositlerden oluşmaktadır. Tümörde ayrıca iltihabi hücreler ve koagülasyon nekroz odakları de yer almaktadır.
DY20:DERİ, PYOJENİK GRANULOM
Yüzeyde geniş alanlarda ülsere ve fibrin kümeleri, PMNL’ler ve bunların nükleer artıklarından oluşan kurut tabakasının bulunduğu çok katlı yassı epitel görülmektedir.Kurut tabakasının devamında ise, bağ dokusu ile biribirinden ayrılan, lobüller tarzında gelişim gösteren iltihabi granülasyon dokusu görülmektedir. Her bir lobül sırt srta vermiş prolifere kapiller damarlar ve bu damarlar arasında izlenen PMNL’ler ve lenfositlerden oluşmaktadır.
DY21:DERİ, KONDİLOMA AKÜMİNATUM
Kesitlerde, benign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümör, prolifere keratinize çok katlı yassı epitelin, epitel yüzeyinden dışarıya doğru uzanarak oluşturduğu irili ufaklı papiller yapılardan oluşmaktadır. Bu papiller yapıların yer yer tümünde, yer yer ise ½ ile ¾’lük kısmını oluşturan bölümde epitelyal hücreleri iri hiperkromatik, sınırları irregüler nükleuslu(kuru üzüm tanelerine benzer şekilde) ve geniş berrak sitoplazmalı olduğu (koilositik atipi gösteren koilositler) dikkati çekmektedir. Epitel altında papiller yapıların sapın oluşturan ve daha derinde de devam eden bağ dokusu stroma bulunmaktadır. Bu bağ dokusu stromada kapiller damarlar ve az sayıda lenfositlerden ibaret kronik iltihabi hücreler bulunmaktadır.







DY22:DERİ, KARSİNOMA İN SİTU (BOWEN HASTALIĞI)
Kesitlerde yüzeydeki çok katlı yassı epitele sınırlı, bazal membranı aşmamış malign epitelyal tümör görülmektedir. Bu tümörde, hücrelerin bazal tabakadan en üst tabakaya kadar olan kısımda düzenlenmesinin (sıralanmasının) düzeninin ileri derecede bozulduğu, polaritenin kaybolduğu dikkati çekmektedir. Hücreler iri, sınırları düzensiz, bazıları kaba kromatinli, bazıları hiperkromatik, bir bölümünde ise iri nükleollü nükleusları olan, eozinofilik sitoplazmalı, iler derecede anizositoz ve anizokaryoz gösteren atipik epitelyal hücrelerden oluşmaktadır. Arada çok iri, bazıları mültilobe nükleuslu geniş sitoplazmalı, garip-tuhaf tümör dev hücreleri (bizar hücreler) de görülmektedir. Bazal membranın intakt (sağlam) oluşu lezyonda tanı koydurucudur. Epidermis altında, üst dermisde ise lenfosit ve plazma hücrelerinden oluşan kronik iltihabi infiltrasyon bulunmaktadır.
DY23:DERİ, SUBKUTAN YAĞ DOKUSU, PANNİKÜLİT
Kesitlerde yüzeyde çok katlı yassı epitel, epitel altında deri eklerinin ve kapiller damarların bulunduğu bağ dokusundan oluşan dermis, daha derinde ise subkutan yağ dokusu görülmektedir. Subkutan yağ dokusunda, yer yer yoğun olarak izlenen PMNL’ lerden zengin az sayıda lenfositler de içeren iltihabi infiltrasyon bulunmaktadır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder